Bridgerton Serisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bridgerton Serisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17.05.2024

KİTAP KOKUSU vs. EKRAN PARLAKLIĞI: Bridgerton & En Çok Beni Sev

Kitaptaki Anthony'yi çok sevmesem de olayları o kadar çok seviyordum ki dizinin ikinci sezonunu izlemeye çok hevesliydim. Bir noktadan sonra diziyi kapatıp devam etmemeyi düşündüğümü söylemek hayal kırıklığımın ne kadar büyük olduğunu anlatır diye düşünüyorum. Bridgerton ikinci sezon tam bir rezillikti. Yazarın bu saygısızlığı nasıl kabullendiğini inanın anlamıyorum. Neyse başlayayım da diziyi izlemeyen ya da kitabı okumayan arkadaşlar da ne demek istediğimi anlasın.

1) Tanışma Sahnesi: Anthony ve Kate dizide at binerken tanışıyor çünkü Kate o kadar asi ki sabahları kendi başına at binmeye gidiyor 😒. Oysa kitapta Kate ve Anthony bir baloda tanışmıştı ve Kate Anthony'yi zaten tanır çünkü kız kardeşi için koca bakıyordur ve bir Bridgerton olarak Anthony kağıt üstünde iyi bir adaydır. Ancak Netflix standartlarında sanırım bir çift her zaman romantik bir şekilde tanışmak zorunda. Puanım (-1).

2) Leydi Danburry'nin Evsahibeliği: Sharma ailesi dizide Leydi Danburry'nin yanında kalıyor, kitapta ise böyle bir şey yok. Sadece Leydi Danburry daha çok dahil edilmek için yapılmış bir hareket. Olabilir.

3) Theo Sharpe: Eloise kitapta zamanına göre feminist sayılabilecek bir karakter diyebiliriz belki çok zorlarsak ama Theo Sharpe diye bir karakter hiç yok. Yine bir yan hikayenin abartılması. Sevip sevmediğimden emin olamadığım bir yan hikaye.

4) Yeni Lord Fetherington: Featherington ailesine daha çok rol verilmesi için yapılmış bir şey. Bu tip hikayeleri yani kitapta sessiz kalmış kısımları konuşturmalarını daha çok seviyorum o yüzden olabilir.

5) At Hediyesi: Anthony karakteri kitapta da Edwina'yı etkilemeye çalışıyor ama at hediye etmiyor. Özellikle de Kate'in atlara ilgisi gösterildikten sonra Edwina'ya hediye ettirilmesi... Saçma yani (-1)

 6) Penelope & Madam Delacroix İlişkisi: Kitapta bu ikili birlikte çalışmıyor çünkü Penelope kendi işlerini tek başına halledebilecek kadar zeki. Dizide neden Penelope şaşkın ördek gibi gösteriliyor bilmiyorum ama zaten diziye Lady Whistledown'ı açık ettiği için kızgınım  o yüzden puanım (-1).


7) Colin & Marina:
Kitaba göre Colin kızı bir daha hiç ziyarete gitmiyor ve dizide de neden gidiyor zaten anlamlandırabilmiş değilim. Ayrıca bu ziyaret sırasında Marina da depresif değil, küstah ki kendisinden bir kere daha tiksiniyorum (-1).

8) Av sahnesi: Anladık, anladık Kate kural tanımaz ve dik kafalı, evet. Ama sıktınız. Kitapta Kate klas bir karakterdi bence, dizide o klaslıktan eser yok. Aşırı abartılmış bir karakterden başka bir şey değil. Puanım (-1).

9) Arı Sokması: Dizide kaybolmasına çok çok çok üzüldüğüm sahne işte bu. Kate arı tarafından sokuluyor ve sonrasında Anthony kızın zehirlendiğine inanıp (çünkü babası arı sokması yüzünden ölmüştü ki babasının ölüm sahnesi de değiştirilmiş) kızdan zehri çıkarmaya çalışırken ikilinin basılması ve evlenmek zorunda kalması gerekiyordu. Bu sahne benim en sevdiğim sahneydi çünkü ikisi de duygularından ve dolasıyla birbirinden kaçarken artık birlikte olmak zorundalardı. Bu sahne çıkarılmış. Kitabın konusunu oluşturan bu sahne çıkarılmış arkadaşlar. Çok büyük bir hayal kırılklığıydı benim için. Sonrasında yaşananlar da zaten bir fiyasko... Dizi yapımcıları demiş ki illa bir çift mi basılsın istiyorsunuz? Alın size Prudence ve Jack... Puanım (-10).

10) Edwina & Anthony: Kitapta Edwina, Anthony'ye karşı hiçbir şey hissetmiyor. Hiçbir şey. Onun için hiçbir zaman üzülmüyor ve kız kardeşine bir metres muamelesi yapmıyor çünkü Edwina ve Anthony hiçbir zaman nişanlanmıyor! Durumun böyle çirkin bir şekilde değiştirilmesi diziyi neredeyse bırakmama neden oldu ama daha ne kadar rezil edecekler diye izlemeye devam ettim. Edwina ve Anthony'nin ilişki değişimine puanım (-10). Rezalet.

 Dizide değiştirilen daha pek çok nokta var. Yani kitabın plot twist'i değiştirilmiş diğerlerini neden değiştirmesinler ki? Çok kötü bir deneyimdi benim için. İkinci sezonu asla bir Bridgerton kitabının uyarlaması olarak değil sadece isimleri aynı olan karakterler için çekilmiş bir dizi olarak izleyin. Gerçekten çok mutluyum önce kitapları okuduğum için. İkinci sezon tam bir hayal kırıklığı ve rezalet. Yazar nasıl bu değişimlere izin vermiş aklım almıyor. Bir kitabın bu kadar rezil edilebileceğini düşünmemiştim. Puanım (-25) olmuş bakalım daha düşüğü gelecek mi? Kitabın her bir sayfasını parça parça, özenle ve emin adımlarla mahvetmişler. Bakalım üçüncü Colin ve Penelope'nin hikayesini nasıl mahvedecekler?


Bridgerton Kitap Serisi
1) Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)
3) Son Söz Aşkın (Yorum yazısı için tıklayınız.)
4) Rüyalar Gerçek Olsa (Yorum yazısı için tıklayınız.)
5) Sonsuz Sevgilerimle (Yorum yazısı için tıklayınız.)
6) Sana Muhtacım (Yorum yazısı için tıklayınız.)
7) Öpüşünde Saklı (Yorum yazısı için tıklayınız.)
8) Biz Evleniyoruz (Yorum yazısı için tıklayınız.)


Bridgerton Netflix Serisi

1) Bridgerton & Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) Bridgerton & En Çok Beni Sev


 Görüşmek üzere.❤  

Devamını Oku »

16.04.2024

KİTAP KOKUSU vs. EKRAN PARLAKLIĞI: Bridgerton & Yüreğe Söz Geçmiyor

 8 kitabın 8'ini de bitirmeden başlamayı reddettiğim Netflix tarafından çekilen ve 2020 yılında büyük sükse yapan Bridgerton dizisinin 1. sezonundan bahsedeceğim bugün. Bildiğiniz gibi kitap uyarlamaları artık çok öne çıkmaya başladı ve bir de baktık ki bizim tam 20 yıllık Bridgertonlar dizi oluyor. Bridgerton serisinin seçilmesinin en büyük etkenlerinden birinin Lady Whistlesdown olduğunu düşünüyorum. Lady Whistledown seriye bir Gossip Girl (kitap yorumlarım için tık tık) havası veriyor. Eğer bir dizi yorumcusu olsaydım Gossip Girl vs. Bridgerton konulu bir yazı yazardım ama neyseki değilim😋. O zaman işte dizi & kitap farklılıklarımız:


1) Color-blind Show yani Renk Körü Dizi:
Bridgerton dizisi ırkçılığa karşı olduklarını ırkçılığın revaçta olduğu 19. yüzyılda siyahi bir kraliçe, bir dük ve daha bir sürü soylu karakter ile gösteriyor. Onların dünyasında ırkçılık yok. Bu hareketleri birçok kesim tarafından da alkış aldı açıkçası. Kitapta ise hiçbir karakter siyahi değil ama kitabın yazarı da bu hareketi desteklediğini kendi sosyal medya hesaplerından gösterdi. 


2) Sosyeteye Takdim:
Genç kızların sosyeteye takdim edildikten sonra kendilerine saygın bir eş bulmaları beklendiğini biliyoruz. Dizi ile kitap arasında ise şöyle bir fark var: Dizide Daphne Bridgerton sosyeteye ilk defa takdim ediliyor. Oysa kitapta Daphne sosyeteye takdim edileli 4 yıl olmuş ki bu zaten Simon böyle bir oyuna girişmesinin en büyük nedeni. Diziye (-1) puan.

3) Sezonun Elması: Daphne Bridgerton dizide kraliçeye takdim edilir edilmez kraliçenin gözdesi olarak sezonun elması haline geliyor. Ancak kitapta böyle bir şey yok. Daphne Bridgerton hiçbir zaman sezonun elması olmadı. Kendisinin gayet sıradan bir güzelliği ama yüklü bir çeyizi vardı ve bu benim bu kitabı sevmemin nedenlerinden biriydi. Çünkü bütün tarihi aşk kitaplarında başkarakterler HER ZAMAN en güzel-en yakışıklı olur sanki diğerlerinin sevmeye/sevilmeye, gerçek aşkı tatmaya hakkı yokmuş gibi. Diziye (-1) puan. 
Not: Ben dizideki kızları çok beğendim ama erkekler maalesef benden geçerli bir not alamadı. Tarihi dizilerdeki Henry Cavill etkisi?😅😅

4) Marina Thompson: Bir kitapta Colin'in eski aşkından bahsediliyor ama ilk kitapta böyle bir karakter yok. Kitapta böyle bir karakter olmadığı için de Marina'ya tuzak kuran falan da yok. Bu arada Colin'in eski aşkı sezonun gerçek elmasıydı💎. Yani entrika için karakter harcamaları diziye (-1) puan daha kazandırıyor ama aynı zamanda Colin'in hikayesini canlandırdıkları için de puan kazanıyorlar. Kitapta bir Marina Thompson var ama o da Lord Featherington'ın kuzeni değil. Bridgertonların uzaktan kuzeni ki onun da adı geçecek sadece serinin başka bir kitabında. Ve kitaptaki olaylara göre dizide Marina'nın eşi olan bey geri dönecek ki ben çok saçma buluyorum bu her karakteri bir şekilde birbirine bağlama işini. Neyse...


5) Anthony'nin Daphne'yi Nigel'i kabul etmeye zorlaması:
Kitaptaki Anthony'yi de sevmemiştim ama dizidekinden nefret ettim. Gerçekten hiçbir şekilde sevmedim. Kitaptaki Anthony kız kardeşini dizideki gibi bir şeylere zorlamazdı, özellikle de evlilik söz konusu olduğunda. Ayrıca Nigel olayı kitapta bukadar da büyümemişti. Yani diziye puanım (-1). Yazar bunu nasıl kabul etmiş?


6) Siena & Anthony:
Bu ilişki gereksiz yere abartılmış. Anthony deli divane aşık gibi gösterilmiş. Oysa Anthony aşık olabileceği bir kadın gördüğünde arkasına bile bakmadan kaçan bir adam. Yani diziye yine puanım (-1).

7) Simon ve dövüşçü arkadaşı: Dizi için uydurulmuş. Neden ihtiyaç duydular bilmiyorum.

8) Evli Kadınlar Suaresi: Böyle bir şey de yok ve çok saçma buldum o yüzden diziye (-1) daha ekledim.


9) Büyük Kavga:
Kitapta Daphne ve Simon evlendikten sonra kavga edip ayrı düşüyor. Oysa dizide böyle bir şey yok. Ben kitapta gerçekleşen ayrı düşmenin onları olgunlaştırdığını, ilişkilerini değerini anlamalarını sağladığını düşünüyorum o yüzden diziye (-1) puan.


10) Lady Whistledown:
Penelope'nin böyle bir anda açığa çıkışı benim için çok büyük bir hayal kırılığı oldu. Gerçekten diğer şeylere göz yumabilirdim belki (Anthony hariç) ama bu bence dizinin kendisini de baltalaması. Penelope'yi kitapları okumayan seyirci de bulmaya çalışıp tatlı bir heyecan katabilirlerdi ve kitaptaki şekliyle açığa çıkabilirdi o yüzden diziye puanım (-3).
Not: Penelope'yi oynayan oyuncuya bayıldım!💖

Daha pek çok farklılık var mesela Daphne'nin annesine itirafı, Daphne & Simon el ele tutuştukları tablo sahnesi, Simon'ın kaçışı-veda, Simon ile yakalanması, kraliçe (kitapta kraliçenin hiçbir etkisi yok), özel izinle evlilik gibi. Her karakterin yaşları günümüz standartlarına daha uygun olsun diye değiştiriliyor oysa 19. yüzyılda neler döndüğünü herkes biliyor. Yaz yaz bitmiyor ama ben yazımı diziye (-9) puan vererek bitireceğim. Dizi izlenir mi? İzlenir ama bazı şeyler beni çok hayal kırıklığına uğrattı ve iyi ki seriyi bitirmeden okumaya başlamamışım dedim. Kitaplar kesinlikle diziden çok daha güzeldi. Yine de çok abartılı bulmadım bu değişiklikleri; özellikle de ikinci sezonu izledikten sonra.


Bridgerton Kitap Serisi
1) Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)
3) Son Söz Aşkın (Yorum yazısı için tıklayınız.)
4) Rüyalar Gerçek Olsa (Yorum yazısı için tıklayınız.)
5) Sonsuz Sevgilerimle (Yorum yazısı için tıklayınız.)
6) Sana Muhtacım (Yorum yazısı için tıklayınız.)
7) Öpüşünde Saklı (Yorum yazısı için tıklayınız.)
8) Biz Evleniyoruz (Yorum yazısı için tıklayınız.)


Bridgerton Netflix Serisi

1) Bridgerton & Yüreğe Söz Geçmiyor
2) Bridgerton & En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)


 Görüşmek üzere.❤  

Devamını Oku »

21.07.2023

BİZ EVLENİYORUZ ~ JULIA QUINN

" "Her şey değişiyor," diye fısıldadı, "ve ben bunu durduramıyorum." "

 Ve Bridgerton kardeşler serisinin (dilimize çevrilen kısmının) sonuna geldik! Artık Netflix'te Bridgertonları izleyebilirim. Netflix'in Julia Quinn'in kitaplarına el atmasının en yararlı tarafı Türkiye'de tarihi aşk romanlarının (tabiki en başta Julia Quinn) çevirisinin artması oldu. Ben bir kitapsever olarak bunu sevinçle karşıladım tabiki. Neyse biz son bekar Bridgerton'a Gregory'ye dönelim.

"Manastırdaki yaşlı papazın kelebek koleksiyonu yapması gibi, kırık kalp biriktirirdi o da."

1827 yazındayız. Gregory Bridgerton koşarak kiliseye gitmekte ve bir düğün törenini bölmek üzeredir. Ah, ama yazarımız bir anda bize hikayenin başını anlatmadığını fark edip iki ay öncesine götürür okuyucuyu. Etkileyici ve benim sevdiğim bir başlangıç bu. (Judith McNaught da aynısını Düşler Krallığı'nda yapar ki en sevdiğim tarihi aşk romanıdır.) Zaten kitabın orijinal adı da Bridgertonlar: Düğün Yolunda ama Biz Evleniyoruz diye çevirmişler maalesef... 🙄

"Lucy omuz silkti ve "Siz kötünün iyisisiniz, Bay Bridgerton," dedi."

 Gregory Bridgerton aşka inanan ve aşkı arayan nadir erkeklerden bir tanesidir. Nasıl inanmasın ki?! 7 kardeşi ve anne babası bir aşk evliliği yapmıştır! 26 yaşındaki son bekar Bridgerton olarak evlenmek için aşkın onu çarpmasını beklemektedir ve Kate'in düzenlediği dans partisinde bir kızı görüp çarpılır: Hermione Watson. (Bence yazar burada Harry Potter hayranlığını konuşturmuş.🪄)

" "Lucy, kime aşık olacağımızı biz seçemeyiz."
 Lucy kollarını önünde kavuşturdu. "Neden olmasın?" "

 Hermione, sezonun gözdesi olma potansiyeli taşıyan bir kız. Henüz sosyeteye takdim edilmemiş olmasına rağmen davetlerde ve partilerde bütün erkekler onun peşinden koşuyor. Hem çok güzel hem de bir vikontun kızı olarak evlilik için oldukça popüler bir aday. Ancak Hermione bir başkasına aşık. Hem de en yakın arkadaşının bile onaylamadığı birisine, babasının katibine aşık. 

 "Hermione'yi ağabeyi memnun olsun diye istemiyordu; Hermione'yi isteyememezlik edemediğinden istiyordu.
 Ve bu Lucy'ye kendini biraz daha yalnız hissettirdi."

 Hermione'nin en yakın arkadaşı Lucy'nin katibi onaylamamasının sebebi gerçekçiliği. Konumlarından dolayı evlenemeyecekelerini düşünüyor. Bu yüzden de Gregory, Hermione'nin peşine düşüp en yakın arkadaşı olduğu için Lucy'ye yaklaştığında Lucy diğerleri gibi onu geri çevirmiyor ve Gregory'ye yardım etmeye çalışıyor. Gregory'nin Hermione'ye vurulduğu için ona ilgi gösterdiğini ilk dakikadan anlasa da Lucy buna bozulmamaya çalışıyor çünkü hem buna çok alışkın (bu yüzden de kendini Hermione'den biraz daha az olarak görüyor😞) hem de o, neredeyse nişanlı bir kız. Amcası (babası ölmüş) onu Lord Haselby ile evlendirmek için yıllar önceden her şeyi ayarlamış. İş sadece evrakların imzalanmasına kalmış. 

 "Lucy Abernathy insanda şiir yazma isteği uyandırmazdı asla, ama ondan çok iyi bir arkadaş olurdu."

 Gregory hayatı boyunca Hermione ile tanışmak için beklediğini düşünerek peşinden koşarken Lucy ile bir arkadaşlık geliştiriyor. Ve esas kızın Hermione değil de Lucy olduğunu anlaması (bence) çok uzun sürüyor. Eğer kitabın sonlarında Lucy için o kadar uğraşmasaydı hiçbir zaman Lucy'yi Hermione'den daha çok sevdiğine inanmazdım. Lucy her ne kadar ondan hoşlansa da hala en yakın arkadaşı için Gregory'yi ayarlamaya çalışması insanın kalbini buruyor. Çünkü Lucy her zaman kendisinden önce başkalarını düşünüyor. Hep başkaları mutlu olsun diye uğraşıyor. Özellikle de abisi ve Hermione için. Lucy'nin bu dünyada en sevdiği iki insan abisi ve Hermione iken onlar için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. 

"Tek kayıp ruh Lucy'ymiş gibiydi sanki. Aşkın ne olduğunu anlamayan, gerçekten var olup olmadığından bile emin olmayan ya da gerçekten varsa bile, onun için var mıydı bilemeyen tek kişiydi."

 Abisi neden Lucy'nin anlaşmalı evliliğine hiç karşı çıkmıyor bunu anlamıyorum. Kendisi kont ve evliliği ayarlayan amcasının hiçbir vasfı yok. Yani resmen onun sorumluluğunu başından atmış ve hiç ilgilenmiyor. Sadece Lucy'den aldığı sevgiye bakıyor. Bu yüzden Richard'ı (abisini) sevmedim. Hermione ise kendi dünyasına ve kendi aşklarına o kadar yoğunlaşmış, aralarındaki başrol olmaya o kadar alışmış ki kız kardeşi gibi gördüğü Lucy'nin Gregory'ye aşık olduğunu anlayamıyor. Sonuç; Hermione'yi de sevmedim. 

"Bir kraliçe gibi davran, belki öyleymişsin gibi karşılık verirler."

 Kitapta Violet Bridgerton'ın (ebeveyn olma) rolünden alınmış Kate ve Anthony'ye yüklenmiş gibi geldi bana. Vikont olmasından dolayı Anthony'nin bir şekilde bütün kitaplarda rolü var. Daphne de düşes olduğu için kitaplarda geçen karakterlerden. Colin eğlenceli oluşuyla yine bütün kitaplarda var. Ancak bazı kardeşler yok gibi. Bunlardan en çok yok sayılanı da Francesca. Bu kitapta Francesca'nın adı iki kere geçti (ben şok): İlkinde evli kardeşlerini sayarken (el mahkum yani) bir diğeri de Francesca'nın yalnızlığı övdüğüne dair bir cümleydi...

"Lucy'nin canı yanıyordu. O kadar çok yanıyordu ki acısı havaya karışıyor, Gregory'nin etrafını sarıyor, kalbine dolanıyordu."

 Kendi kitabında Hyacinth'e ne kadar bayıldıysam bu kitapta da bir o kadar sinir oldum. Tamam anladık cesursun, modern kadının temsilisin falan ama herkes kendi için cesur olmak zorunda değil. Lucy de cesur davranıyordu ama kendisi için değil, abisi ve Hermione için ve Hyacinth'in bilmeden etmeden Lucy'ye kötü davranması beni çok rahatsız etti. Üstelik ona kötü davranmaya Lucy, Gregory'nin ona aşık olduğunu bilmezken başladı. Yani kız ne yapsaydı? "Ah, Hyacinth. Abinin en yakın arkadaşıma aşık olduğunu biliyorum ama ben ömrümün sonuna dek onu bekleyeceğim," mi demeliydi?

 "Gregory soruyu duymazdan geldi. Lucy'nin tuvalette bağlı olduğunu söylemek için iyi bir zaman değildi gerçekten de."

 Kitabın en sevdiğim yanı Gregory'nin sonuna kadar hiç vazgeçmeyişi oldu. Onun, Lucy'yi Lucy'den bile koruyuşunu çok sevdim. Güzel yazılmış, eğlenceli bir kitaptı yine. Umarım Bridgertonların son üç kitabını da çevirirler de Bridgertonların son hikayelerini de okuma fırsatı elde ederiz.


 Bridgerton Kitap Serisi
1) Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)
3) Son Söz Aşkın (Yorum yazısı için tıklayınız.)
4) Rüyalar Gerçek Olsa (Yorum yazısı için tıklayınız.)
5) Sonsuz Sevgilerimle (Yorum yazısı için tıklayınız.)
6) Sana Muhtacım (Yorum yazısı için tıklayınız.)
7) Öpüşünde Saklı (Yorum yazısı için tıklayınız.)
8) Biz Evleniyoruz (Yorum yazısı için tıklayınız.)
9) The Bridgertons: Happily After All
10) The Further Observations of Lady Whistledown
11) Lady Whistledown Strikes Back

Bridgerton Netflix Serisi

1) Bridgerton & Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) Bridgerton & En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)


 Bir sonraki kitapta görüşmek üzere.❤  

Devamını Oku »

14.05.2023

ÖPÜŞÜNDE SAKLI ~ JULIA QUINN

  "Smythe-Smith kızları enstrümanlarını ellerine alıp çalmaya başladıkları an Gareth St. Clair'in hafifçe inleyerek, "Tanrı yardımcımız olsun," diye fısıldadığını duymuştu."

 Bridgertonların en küçüğü ve son bekar kızı, 1800'lerin ise en özgüvenli leydisi Hyacinth Bridgerton aşık oluyor! Öpüşünde Saklı Gareth ile Hyacinth'in eğlence ve macera dolu aşk hikayesini anlatıyor. Hyacinth benim en merak ettiğim karakterlerden birisiydi ve beni kesinlikle hayal kırıklığına uğratmadı. Seveninin olduğu kadar sevmeyeninin de olduğu bu kitabı ben sevmeyi seçiyorum. Bilmiyorum Francesca'nın hikayesinden hemen sonra okuduğum için bu kadar bayılarak okumuşumdur belki. Çünkü mıymıy Francesca'dan sonra haşarı Hyacinth bana çok iyi geldi. 😅😅

" "Biliyor musun, sana güvendiğimi hiç sanmıyorum."
 Gareth, "Güvenmemelisin de zaten," diyerek ona katıldığını belirtti."

 Kitap açılışı 1815 yılında yapıyor. Gareth o zamanlar 18 yaşında Eton'da okuyan, ailenin ikinci oğlu olması nedeniyle bir ünvanı olmayan genç bir çocuk. Babası ile ilişkisini sosyal kabulün uygun gördüğü düzeyde tutmaya özen gösteriyor. Baron olan babası abisini ne kadar seviyorsa Gareth'ın varlığına da o kadar katlanamıyor. Çünkü Gareth onun öz oğlu değil. Ancak abisi ölünce baronun varisi Gareth oluyor ve baron bundan da nefret ediyor. 

 "Bu hayattaki amacım olabildiğince çok kişi için tehdit unsuru oluşturmak, bu yüzden sözlerinizi bir iltifat olarak alıyorum Bayan Bridgerton," dedi Leydi D."

 Bir bölüm sonra 1825 yılında atlıyor ve bu bölümde öğreniyoruz ki Gareth çok sevgili Leydi Danbury'nin torunu; hem de en sevdiği torunu. Leydi Danbury, Hyacinth ile torunun arasını yapmak için göze parmak soka soka uğraşıyor. Zaten Bridgertonlar da 22 yaşındaki Hyacinth'in evlenmesini Hyacinth'tan çok istiyor. Neyse Gareth ve Hyacinth'in ilk etkileşimi Smythe-Smith müzikalinde oluyor. Hyacinth, Gareth'ın kötü şöhreti (kadınlarla olan ilişkilerinden bahsediyor, zampara yani) nedeniyle ondan uzak duruyor. Ama bir Julia Quinn geleneği der ki Bridgerton kızları kötü şöhretli erkekleri yola getirecek kadar kendine aşık eder, aksi makbul değildir; bkz. Eloise. Sanırım Eloise 28 yaşında olduğu için kötü şöhretli, yakışıklılarımızın peşinden koşması yazara mantıksız geldi. Neyse...

" "Hayatımı feda edebileceğim bir kişiye daha sahip olabilmek için dünyaları verirdim," dedi genç adam."

 Gareth'ın eline büyükannesinin İtalyanca günlüğünün geçmesiyle Hyacinth ile zaman geçirmeye başlıyor çünkü Hyacinth İtalyanca biliyor ve Gareth için günlüğü çeviriyor. Bu günlükte Gareth'ın babaannesi sakladığı mücevherlerden bahsedince sevimli ikilimiz mücevherleri aramaya koyuluyor. Böylece sevimli kızımız ile haşin erkeğimizin ilişkisi de ilerliyor. Bu sırada Gareth'ın yalnızlığının içinde boğulmasını Hyacinth'in de kendini keşfetmesini izliyoruz.

"Hayatının büyük bölümünü sorumsuz ve umursamaz davranışlar sergileyerek geçiren kahramanımız, iki kişilik bir takımın daha mantıklı hareket eden tarafı olmanın yarattığı tuhaf duyguyu keşfetmektedir..."

 Gareth bir erkek olarak toplumsal rolüne ne kadar uyuyorsa Hyacinth bir leydi olarak o kadar rolüne uymayı reddediyor. O, özgürlüğüne düşkün, lafını sakınmayan ve erkeklerin korkulu rüyası olmuş bir karakter. Gareth'in ünü çapkınlığı, yakışıklılığı, kadınlarla yakın ilişkileri iken toplum onu garipsemiyor. Hyacinth aykırı bir karakter olarak lanse ediliyor. O, aslında farklı bir karakter değil biz 21. yüzyılda yaşayanlar için. Ancak bu kitaptaki olaylar 19. yüzyılda aristokratisi içinde geçiyor ve o dönemde bir kadının aklına estiği gibi konuşması, erkeklerden çekinmemesi olağandışı. Hyacinth'i kitaptaki karakterler için zorlu ve farklı kılan bu özellikler aslında modern kadının özellikleri. Yani siz okurken bu kız normal, öyle zeki falan değil diye düşünebilirsiniz ama bu kız o dönemin normaline uymuyor; bizim normalimize uyuyor. Bu yüzden Gareth bu ilişkinin mantıklı olanı oluyor.

"Hyacinth, "Beni seviyor musun?" diye fısıldadı.
"Ölümüme sebep olacağından eminim ama evet." "

 Gareth ile Hyacinth'in birbirine aşık olmasını keyifle okudum. Eğlenceli, munzur ve komiklerdi. Leydi Danbury ile Hyacinth sahnelerini okumak da iyiydi; hatta Leydi Danbury, Hyacinth'a birlikte kitap yazmayı teklif ettiğinde çok heyecanlanmıştım ama yazar bunu sadece teklifte bırakmış. Ben ikisinin birlikte yazdığı kitaptan parçalar da okumak isterdim. Onun dışında güzel bir Bridgerton kitabıydı. 

Son olarak; kitap boyunca yine Francesca'dan bahsedilmiyor; diğer bütün kardeşlerin bir şekilde bahsi geçiyor, sahneleri falan var ama Francesca kitabın hiçbir yerinde yok. Ayıp yani. 

 Bridgerton Kitap Serisi
1) Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)
3) Son Söz Aşkın (Yorum yazısı için tıklayınız.)
4) Rüyalar Gerçek Olsa (Yorum yazısı için tıklayınız.)
5) Sonsuz Sevgilerimle (Yorum yazısı için tıklayınız.)
6) Sana Muhtacım (Yorum yazısı için tıklayınız.)
7) Öpüşünde Saklı (Yorum yazısı için tıklayınız.)
8) Biz Evleniyoruz (Yorum yazısı için tıklayınız.)
9) The Bridgertons: Happily After All
10) The Further Observations of Lady Whistledown
11) Lady Whistledown Strikes Back

Bridgerton Netflix Serisi

1) Bridgerton & Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) Bridgerton & En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)


 Bir sonraki kitapta görüşmek üzere.❤ 

Devamını Oku »

15.08.2022

SANA MUHTACIM ~ JULIA QUINN

"Onun hayatı dikkatlice işlenmiş bir yok oluştan ibaretti."

   Kitap Fiyatı: ₺ 11 [ 12/09/2019 ]  - NadirKitap   

 Bridgertonların en görmezden gelinen, (yazar tarafından) varlığı yok sayılan üyesi Francesca Bridgerton ile karşınızdayım! Francesca'nın varlığı öyle yok sayılıyor ki kitabın başında evli olduğunu öğrendiğimde şok oldum. Yani kardeşlerini anlatırken cümle arasında Francesca'nın düğünü, eşi bir şeyinden de mi bahsedemezdiniz sevgili Quinn? 

"Bir bıçak içini oyuyor gibiydi."

 1820 yılının mart ayında başlıyor kitap. Francesca, Kilmartin Kontu John ile evlenmesine 36 saat kala John'un kardeşten öte gördüğü kuzeni Michael ile tanışıyor ve Michael görür görmez kızımıza aşık oluyor. Sonrasında John ani bir şekilde ölüyor, bu sırada hamile olan Francesca düşük yapıyor ve en yakın arkadaşı olarak gördüğü Michael'dan destek almak istiyor. Ancak Michael zaten aristokratik olarak John'un yerini çaldığını hissederken bir de Francesca'yı ondan çalamayacağını düşünerek Hindistan'daki işlerinin başına (İngiliz sömürgesi yani Kilmartinler aktif bir sömürgeci) geçmek için gidiyor. Bu arada Bridgertonların Francesca'ya destek olduğu belirtilip geçiştirilmiş.

"Neşeli hovarda olmasaydı, bir başkasının karısına aşık acınası bir budala olmak dışında bir alternatifi yoktu."

 1824 yılında Francesca anne olmak istediği için yeniden evlenmeye karar veriyor ve dolayısıyla koca bulma oyununa geri dönüyor. Bu sırada (tesadüf de budur ya!) Michael da Hindistan'dan dönüyor ve Kilmartinlerin Mayfair'deki evine aynı gün varıyorlar. (Kader ve ağları sanırım...) Neyse kitabın bu kısımları eğlenceliydi. Michael artık sıradan bir Stirling değil de kont olduğu için evlenmesi için baskılar artıyor ve Francesca ona çöpçatanlık yapmayı teklif ediyor. (Michael bu arada Violet'e (evet, anne Bridgerton'a) şakasına da olsa kur yapıyor ki bence bu yazarın hayal ettiği gibi komik değil, çirkindi.) Michael konumu, yakışıklılığı ve kibar tavırlarıyla sezonun gözde erkeği olurken Francesca da güzelliği ve hem abisi hem de Michael'ın çeyizine katkısı nedeniyle sezonun gözde kızı oluyor. Yani bütün sosyete bu ikisinin peşinde koşuyor... Michael, Francesca'ya olan aşkından ölse bitse de John'a saygısından kıza yaklaşmıyor, tabi kitabın doğası itibariyle bir yere kadar...

"Onun aşkı olmadan yaşayabilirdi ama o mutsuzken asla."

 Kitap boyunca ara ara "ama John..." diyerek karakterler kendilerini geri çekiyordu. Sonra bir anda Michael'a bir aydınlanma geliyor (bunu yazar mistik bir şekilde yansıtmaya çalışıyor ki beni tatmin etmedi, saçma buldum) ve John'un Francesca'nın da kendisinin de mutlu olmasını isteyeceğini hatta ve hatta John'un bizzat kendisinin Michael'ı Francesca'nın kocası olarak seçeceğine karar veriyor. Şimdi burada şöyle bir sorun var: John ve Michael kardeş gibi büyümüş. Kimse kusura bakmasın da hiçkimse kendileri öldükten sonra kardeşlerinin geride kalan eşleriyle evlenmesini istemez. Bu yüzden de yazarın John ve Michael'ı bu kadar yakın bir ilişki içine sokması beni çok rahatsız etti. Bence Michael, John'un arada bir gördüğü kuzeni olsaydı daha iyi bir hikaye örgüsü ortaya çıkabilirdi. Yani en azından ölü bir adamın hisleri hakkında kimse kendini karar almak zorunda hissedip saçmalamazdı. Bir diğer sorun da şu: Michael'ın, Francesca'nın John'un eski karısı olmasını sindirmesi uzun zaman alıyor (senelerden bahsediyorum) ama Francesca'nın ilişkilerini içine sindirmesi için zaman istemesine sinirleniyor. Bence burada kıza baya bir haksızlık yapıyor.

"Teşekkür ederim Michael, Francesca'yı ilk olarak oğlumun sevmesine izin verdiğin için."

 Az önce kitaptaki en rahatsız edici cümleyi okumuş bulunmaktasınız. Bu cümleyi zavallı John'un annesi kuruyor. Yani kitapta bildiğiniz Michael ile Francesca'nın aşkını yüceltmek için John harcanmış. İzin vermek derken? Kıza bir kukla muamelesi yapılması sinir bozucuydu. Ayrıca gerçek yazık yani John'a. John, Michael ile kıyaslandığında sevilmeyecek/seçilmeyecek bir insan mıydı? Ya da sevilmeyi Michael'dan daha mı az hak ediyordu.

Bu arada... Penelope ve Eloise bu kitapta henüz evlenmemiş. Francesca kitabın en sonunda ikisinin de evlendiğine dair bir mektup alıyor. Hani Bridgertonlar birbirine çok bağlı bir aileydi? Sanırım bu bağlılıkları Francesca'yı kapsamıyor... Yazar sanırım bunu Francesca'nın bağımsızlık arzusuyla falan açıklamaya çalışmış ama yemezler. Bağımsız olmak ile aileden kopuk olmak aynı şey değil. Serinin kalan kitaplarında Francesca'dan bahsedilip edilmeyeceğine özellikle dikkat edeceğim. Kısacası sanırım serinin en sevmediğim kitabı bu oldu.

Bridgerton Kitap Serisi
1) Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)
3) Son Söz Aşkın (Yorum yazısı için tıklayınız.)
4) Rüyalar Gerçek Olsa (Yorum yazısı için tıklayınız.)
5) Sonsuz Sevgilerimle (Yorum yazısı için tıklayınız.)
6) Sana Muhtacım (Yorum yazısı için tıklayınız.)
7) Öpüşünde Saklı (Yorum yazısı için tıklayınız.)
8) Biz Evleniyoruz (Yorum yazısı için tıklayınız.)
9) The Bridgertons: Happily After All
10) The Further Observations of Lady Whistledown
11) Lady Whistledown Strikes Back

Bridgerton Netflix Serisi

1) Bridgerton & Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) Bridgerton & En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)


 Bir sonraki kitapta görüşmek üzere.❤ 

Devamını Oku »

17.10.2021

RÜYALAR GERÇEK OLSA ~ JULIA QUINN

 " "Sadece..." Penelope önemli bir sır verecekmiş gibi öne eğildi. " Cinayet bile işlesen bundan kurtulabileceğini düşünüyorum." "

   Kitap Fiyatı: ₺ 9 [ 12/09/2019 ]  - NadirKitap   

 Penelope başından fırlayan bonesi ile Colin'i atından düşürüp ona ilk görüşte aşık olduğunda daha 16 yaşındaydı. Colin herkesin aklını başından alan gülümsemesi ile onu da hemen büyülemişti. Zamanla Eloise ile yakın arkadaşlık kuran Penelope artık 28, Colin de 33 yaşına gelmiştir. Ancak Penelope hala Colin'e ümitsizce aşıktır. Penelope evde kaldığını (😒) kabullenmişken Colin de bir varoluş krizi geçirmektedir.

" Diğerlerinin sizin hakkınızdaki düşünceleri tamamen olumlu olduğunda, bu düşünceleri umursamadığınızı düşünmek kolaydı. Ama ona, Penelope'ye davrandıkları gibi davransalardı, sosyeteyi umursamamak bu kadar kolay olabilir miydi? "

 Colin yüzeysel ve amaçsız bir hayatı olduğunu düşünüyor. Leydi Whistledown'ın çekici bulduğu ve başka özelliklerinden bahsetmeye gerek duymadığı biri olarak ona kendini sadece yakışıklı bir erkekmiş gibi hissettiren herkesten kaçmak için sürekli seyahat ediyor. Seyahatlerinde kendine bir amaç ve mutluluk arıyor Colin. Öldüğünde arkasında onu hatırlatacak kalıcı bir şey bırakmak istiyor. Ve annesi de onun evlenmesini istiyor. 

" Ne yazık ki yalnız bırakıp gittiği adam, şu an yanında kalmak istediği tek kişiydi. "

 Penelope'nin annesi Portia, kızını iyi adayların yanına bile yaklaştırmıyor; çünkü Penelope'yi onlara layık görmüyor. Oysa küçük kızı Felicity'yi Colin'le yakıştırıp onların evlenmesini istediğini açıkça belli edebiliyor. Annesi nedense Penelope'ye sanki hiçbir önemi yokmuş gibi davranıyor. Colin de zaten Penelope'ye pek farklı bir gözle bakmıyor. Sonra bir gün Penelope, Colin'in dans teklifini reddediyor. Çünkü Penelope artık evde kalmıştır ve Colin'in acıdığı için ya da annesinin ısrarları yüzünden Penelope ile dans etmesine de gerek kalmamıştır. İşte bu Colin'in gözlerini açıyor.

" Sanki onu görmeye dayanamıyormuş gibi arkasını döndü ama işin aslı, asıl dayanamadığı kişi kendisiydi. "

 Colin ve Penelope'nin hikayesi popüler olan ile hor görülenin aşkını anlatıyordu. Diğer kitaplarda ürkek bir görünüme sahip olan Penelope'nin aslında gerçekten ne kadar güçlü ve zeki bir karakter olduğunu fark ettim. İnsanları sadece onların istediği kadar tanıyabileceğimizin en büyük ispatı Penelope ve Colin. Tıpkı Sophie ve Benedict'in hikayesinde olduğu gibi Penelope de Colin'in herkesten sakladığı bir ilgi alanını bulup onu cesaretlendiriyor. Yani bence yazar bazı noktalarda tekrara düşmüş ancak öteki durumları sırası geldikçe yazacağım. Ah, bu arada spoiler! Kitabın sonunda Londra sosyetesi Leydi Whistledown ile tanışıyor!

 Ve kitabı aklımdaki şu soruyla bitiriyorum: Eloise baloda nereye kayboldu???

Bridgerton Kitap Serisi
1) Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)
3) Son Söz Aşkın (Yorum yazısı için tıklayınız.)
4) Rüyalar Gerçek Olsa (Yorum yazısı için tıklayınız.)
5) Sonsuz Sevgilerimle (Yorum yazısı için tıklayınız.)
6) Sana Muhtacım (Yorum yazısı için tıklayınız.)
7) Öpüşünde Saklı (Yorum yazısı için tıklayınız.)
8) Biz Evleniyoruz (Yorum yazısı için tıklayınız.)
9) The Bridgertons: Happily After All
10) The Further Observations of Lady Whistledown
11) Lady Whistledown Strikes Back

Bridgerton Netflix Serisi

1) Bridgerton & Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) Bridgerton & En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)


 Bir sonraki kitapta görüşmek üzere.❤ 

Devamını Oku »

12.09.2021

SON SÖZ AŞKIN ~ JULIA QUINN

" Öldüğünden on sene sonra biri onun için böyle ağlar mıydı? "

 Netflix'teki Bridgerton dizisine başlamam için son 5 kitap! Evet, doğru duydunuz, Bridgerton serisinin bütün kitaplarını okumadan dizisine başlamayacağım. Çünkü dizideki görselliğin hayal gücümün önüne geçmesinş istemiyorum. Yeni sezon 21 Ocak 2022'de çıkacak ve ben o zamana kadar seriyi bitirmiş olmak istiyorum. 

" "Tamam o halde." Colin derin bir iç çekti. "Ben gideyim."
"Mükemmel," dedi Benedict. "Yalnız başıma, gözü dönmüş kurtlara göğüs germeye..." "Kurtlar mı?" diye sordu Sophie.
"Makbul genç hanımlar," diye açıkladı Colin. "

Benedict ve Colin Bridgerton'ın bir unvanı yok. Onlar sadece Bay Bridgerton, ancak bu onların popüler olmalarının önüne geçemiyor. Çünkü onlar bir Bridgerton! Anthony'den dolayı da zengin bir hayatları var. Ve Anthony ile Daphne'nin aşk evliliği yapması Benedict'in de öyle bir evlilik yapmak istemesini sağlıyor. Anthony bir maskeli baloda yüzünü bile tam olarak göremediği gümüş elbiseli bir kadına aşık oluyor ama o kadın saat geceyarısına geldiğinde ona adını bile söylemeden ortadan kayboluyor.

"  Sophie bir anda ona insan gibi davranılmasını ne kadar özlediğini fark etti. "

 Sophie Beckett, Altıncı Penwood Kontu Richard Gunningworth'ün bir hizmetçi ile olan ilişkisinden doğan gayrimeşru kızı. Kont, kızı ile olan bütün fiziksel benzerliklerine rağmen herkese Sophie'nin eski bir arkadaşının yetim kalmış kızı olduğunu söylüyor. Kont evlenince Kontes Araminta ve onun iki kızı eve yerleşiyor ve daha ilk günden Sophie'ye onu istemediğini söylüyor. 4 yıl sonra Sophie'nin babası öldüğünde mirasında Araminta'nın Sophie'ye 20 yaşına gelene kadar bakmasının karşılığında kontese daha fazla para kalacağı yazıyor. Kontes de Sophie'yi bu süre zarfında bir hizmetçi gibi kullanıyor. Ayrıca Kontes Araminta, büyük kızı Rosamund'un bir Bridgerton ile evlenmesini istiyor. 

 " Açıkçası, yanında daha fazla vakit geçirirse ona sırılsıklam aşık olacağından korkuyordu.
Ve bu ona ne kazandırırdı ki?
Yalnızca kırık bir kalp. "

 Hizmetçi arkadaşlarının yardımıyla Sophie, Bridgertonlar'ın maskeli balosuna büyükannesinin gümüş rengi elbisesi ile gizlice katılıyor. Anthony onu görür görmez vuruluyor ve hemen kızımızı diğer erkeklerin elinden alıp özel terasa çıkarıyor. Gecenin sonunda Sophie, tıpkı külkedisinin ayakkabısının tekini geride bıraktığı gibi, aile armasının işlendiği eldiveninin tekini aceleden geride bırakıyor. Benedict onu bir süre arasa da bulamıyor, bu sırada Araminta, Sophie'nin baloya gittiğini fark ediyor ve onu evden kovuyor.

" "Benden nefret ettiğini bilerek yaşayabilirim," dedi kapalı kapıya bakarak. "Ama sensiz yaşayamam." "

 2 yıl sonra Benedict, Sophie'yi hizmetçilik yaptığı evde tecavüze uğramaktan kurtardığında tekrar karşılaşıyorlar ancak Benedict onu tanıyamıyor. Sophie de rüyalarında onu seven ve evlenmek isteyen Benedict'in gerçekte hizmetçi olduğu için ona sadece metresi olmasını teklif etmesinden korktuğu için kendini saklıyor.

 " "Ben seni alıkoymadım," dedi, aylak aylak tırnaklarını incelerken. "Sana şantaj yaptım. Aralarında dağlar kadar fark var." "

 Benedict ve Sophie'nin hikayesi tam bir külkedisi masalı. Bu nedenle özgünlük konusunda benim için sınıfta kalıyor. Hatta bu nedenle şu anda en az hoşlandığım Bridgerton kitabı diyebilirim. Eğer yazarın başka kitaplarını okumamış olsaydım bir daha başka bir kitabını da okumazdım açıkçası. Üvey iki kız kardeşi, ondan nefret eden üvey annesi, onu seven ve ölen babası, onu bir hizmetçi gibi kullanan üvey anne, gizlice baloya katılması, baloda geride kendisine ait bir eşyayı bırakması tamamen külkedisi masalından alınmış. Yeni basımda düzeltilmiş olduğunu umduğum birkaç yazım hatası da vardı. Külkedisi masalını atlattıktan sonraki kısımlar güzeldi diyebilirim. Ancak özgünlük konusunda benim için çok büyük bir hayal kırıklığı oldu.

Bridgerton Kitap Serisi
1) Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)
3) Son Söz Aşkın (Yorum yazısı için tıklayınız.)
4) Rüyalar Gerçek Olsa (Yorum yazısı için tıklayınız.)
5) Sonsuz Sevgilerimle (Yorum yazısı için tıklayınız.)
6) Sana Muhtacım (Yorum yazısı için tıklayınız.)
7) Öpüşünde Saklı (Yorum yazısı için tıklayınız.)
8) Biz Evleniyoruz (Yorum yazısı için tıklayınız.)
9) The Bridgertons: Happily After All
10) The Further Observations of Lady Whistledown
11) Lady Whistledown Strikes Back

Bridgerton Netflix Serisi

1) Bridgerton & Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) Bridgerton & En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)


 Bir sonraki kitapta görüşmek üzere.❤ 

Devamını Oku »

1.08.2021

EN ÇOK BENİ SEV ~ JULIA QUINN

 Bridgertonların ikinci sezonu Netflix'te çıkmadan ikinci kitabı okudum ve yazmak için buraya koştum! En Çok Beni Sev, Bridgertonların en büyüğü olan Vikont Anthony Bridgerton ile Bayan Kate Sheffield'ın hikayesini anlatıyor. 

" Ölüm tek başına bir adamı korkutamazdı. Eğer biri dünyadaki bağlarından kaçınmayı başarabilirse ebedi hayatta ona korku verebilecek hiçbir şey olmazdı. "

 Yıl 1814. 28 yaşındaki Anthony, hayran olduğu babası ve amcası gibi genç yaşta öleceğinden emin olduğu için bir varis edinmek amacıyla evlenmeye karar veriyor. (Çünkü, nasıl bir mantıksa, kendisini Bridgertonların çoğalmasından mesul görüyor!😳) Üstelik gelin adayını da seçmiş: Edwina Sheffield. Edwina, 17 yaşında sarı saçları ve mavi gözleriyle dünya güzeli ve tabiki de sezonun yıldızı. Edwina'nın hayranları çok ancak 21 yaşındaki ablası Kate kahverengi saçları ve gözleri ile onun yanında sönük kalıyor. Ve böylece benim de sonunda dünyalar güzeli olmayan bir kadın başkarakterim oluyor!💃💃

"Sizi temin ederim ki kardeşimin mutluluğunu hafife almıyorum."

Maddi durumları nedeniyle daha önce Londra'ya gelip Kate'in takdimi yapılmamış. 21 yaşında evde kalmış sayıldığı ve Edwina'nın yanında da görmezden kolaylıkla gelindiği için o da kız kardeşinin iyi bir evlilik yapması için uğraşmanın daha faydalı olacağını düşünüyor.   

" Bir anda vikontun varlığı fazla gelmişti. Bir başkasına ait olduğu fikri acı vericiydi. "

 Anthony'nin eşinde aradığı üç kriter var:
1) Çekicilik,
2) Zeka,
3) Onun ASLA aşık olmayacağı bir kadın olması.

Edwina Sheffield bu üç kriteri de karşılıyor. Bu yüzden de Anthony güzeller güzeli Edwina'nın peşine düşüyor. Ancak Edwina'nın da evleneceği erkekte aradığı bir kriter var: Ablası Kate'in onayını alması. İşler tam olarak bu noktada sarpa sarıyor.

 " Anthony tehditkar bir tavırla öne doğru eğildi. "Görgü tanıklarımız var."
"Şu anda hayatınızı koruyan tek şey de bu zaten." "

 Kate diğer kadınların aksine Anthony'nin uygun bir eş adayı olmadığını düşünüyor. Onun çapkınlıkları dillere destan olmuşken nasıl aksini düşünebilir ki? Kate'e o kadar kaba bir şekilde davranıyor ki gerçekten Kate'in ona nasıl bir şeyler hissetmeye başladığını anlayamadım. Üstelik Anthony ilk hatasını da Kate ile tanıştıkları anda Kate'e, Kate'i kız kardeşi ile kıyaslayarak iltifat ettiğinde yapıyor. (Ki bu mazur görülebilir ama yaptığı en az incitici olan şey bu.) Anthony, aslında Kate'e olan hislerinin öfkesini Kate'ten çıkarıyor.

" Kate elindeki çiçekle bir süre daha oyalandıktan sonra, "Bunu koparmamalıydınız," dedi.
"Sizin de bir laleniz olmalıydı." Vikont mantıklı bir biçimde konuşuyordu. "Tüm çiçeklerin Edwina'ya gelmesi haksızlık." "

 Edwina ile evlenmek için onayını almak dışında hiçbir erkek Kate ile ilgilenmiyor. Kate de bu yüzden evlenebileceğini düşünmüyor. Bu nedenle de kendisi için uygun talipler bulmak yerine Edwina'nın taliplerini tanımaya çalışıyor. Onun baş edemediği tek talip ise Anthony Bridgerton.

" "Seni sevmek istememiştim," diye fısıldadı Anthony. " 

 Zeki ve fazla güzel olmayan bir kadın karaktere rastlamak ne kadar da zor biliyor musunuz? Kate benim için bu yüzden kıymetli bir karakter. Yaşadıkları ve hisleri o kadar güzel anlatılmış ki... Sürekli geri planda kaldığı ve Anthony ile olan evliliğinin başlangıcı nedeniyle olan kuşkuları çok yerinde ve iyi bir şekilde ifade edilmiş. Anthony'ye bayılmadım, onu rahatsız edici bile buldum. O kadar kabaydı ki Kate'e karşı, gerçekten Kate nesine aşık oldu anlayamadım. Ancak kitap güzel ve türü içinde farklıydı. 

 " Cemiyetin en inatçı bekarı, bir arı tarafından bertaraf edildi. "

 Kitabın konusunu, olayların çözülüşünü sevdim. Kate'in köpeği Newton ile üvey annesi Mary'nin ilişkisinin Anthony ile Kate'in ilişkisinin bir kopyası olmasına bayıldım! Bridgertonlar serisinin en sevdiğim kitabı En Çok Beni Sev olabilir gibi duruyor şimdilik. Dramatik olaylar yaşamış olan iki insanın bir araya gelişi eğlenceli bir şekilde anlatılmış. Tarihi aşk kitabı sevenlere şiddetle tavsiye edilir!

Bridgerton Kitap Serisi
1) Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)
3) Son Söz Aşkın (Yorum yazısı için tıklayınız.)
4) Rüyalar Gerçek Olsa (Yorum yazısı için tıklayınız.)
5) Sonsuz Sevgilerimle (Yorum yazısı için tıklayınız.)
6) Sana Muhtacım (Yorum yazısı için tıklayınız.)
7) Öpüşünde Saklı (Yorum yazısı için tıklayınız.)
8) Biz Evleniyoruz (Yorum yazısı için tıklayınız.)
9) The Bridgertons: Happily After All
10) The Further Observations of Lady Whistledown
11) Lady Whistledown Strikes Back

Bridgerton Netflix Serisi

1) Bridgerton & Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) Bridgerton & En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)


 Bir sonraki kitapta görüşmek üzere.❤ 

Devamını Oku »

5.10.2019

YÜREĞE SÖZ GEÇMİYOR ~ JULIA QUINN

  Veeeeee herkesin bayıldığı Bridgerton Serisi'ne başladım! 8 kardeş için 8 ayrı kitap yazan Julia Quinn ve hepsini çeviren Epsilon Yayıncılık'a teşekkürler, epsilon için bu bir ilk olabilir. Gerçi serinin son üç kitabı çevirilmemiş ama bunu göz ardı edebiliriz, en azından 8 kitap art arda çevirilmiş. (Kanaat etmeyi öğreten yayınevi: Epsilon.😅) Her neyse seri şöyle efendim:
 

Bridgerton Serisi
1) Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)
3) Son Söz Aşkın (Yorum yazısı için tıklayınız.)
4) Rüyalar Gerçek Olsa (Yorum yazısı için tıklayınız.)
5) Sonsuz Sevgilerimle (Yorum yazısı için tıklayınız.)
6) Sana Muhtacım (Yorum yazısı için tıklayınız.)
7) Öpüşünde Saklı (Yorum yazısı için tıklayınız.)
8) Biz Evleniyoruz (Yorum yazısı için tıklayınız.)
9) The Bridgertons: Happily After All
10) The Further Observations of Lady Whistledown
11) Lady Whistledown Strikes Back

" "Bu kötü oldu," dedi Colin, "ben de senden beni biraz yola getirmeni isteyecektim." "


 Simon Arthur Henry Fitzranulph Basset, Kont Clyvedon, Hastings Dükü; biz ona kısaca Simon diyeceğiz.😅 Annesini doğumda kaybetmiş olan Simon bir evlat olarak değil, Hastings Dükü varisi olarak dünyaya gelir. 2 yaşından itibaren babası tarafından bir dük olması için eğitilir ancak 4 yaşına kadar konuşamaması ve sonrasında da konuştuğunda kekelemesiyle babası için bir başarısızlık ve hayal kırıklığı olur. (Halbuki konuşma zorluğu çekmesinin nedeni de çok çok büyük ihtimalle babasının baskıcı tavrı.) Babası onu taşrada bırakıp Londra'daki yaşamına oğlunu yok sayarak devam ederken Simon ona çok büyük bir kinle, öfkeyle büyür. Bu yüzden de babasının ondan istediği şeylerin tam tersini yapmayı ve babasını yanıltmayı bir hedef haline getirir. Simon'ın bu acıklı hikayesi önsözde aktarıldıktan sonra 1813 yılına geliyoruz. Simon artık büyümüş, babası ölmüş ve Hastings Dükü olmuştur.

"İkimiz de kapana kısılmışız, diye düşündü Simon. Cemiyetin kuralları ve beklentileri tarafından, kıskıvrak yakalanmışız."


Anthony, Benedict, Colin, Daphne, Eloise, Francesca, Gregory ve Hyacinth: Violet ve Edmund Bridgerton'ın sekiz çocuğu. (İsimlerinin alfabetik olması tesadüf değil.)😅 Bridgertonların dört numarası Daphne Bridgerton sosyeteye takdim edileli iki yıl olmuştu ve dört evlilik teklifi almıştı. Ancak Daphne bu tekliflerin hiçbirini kabul etmemişti ve en büyük abisi Anthony de ona karşı çıkmamıştı. Erkekler onu bir kadından çok kafa dengi bir arkadaş gibi görüyordu. Oysa Simon, görür görmez onun sıradan güzelliğine çarpıldı. Evet az önce sıradan dedim.😊 Çünkü Daphne Bridgerton, güzeller güzeli değil! Kahverengi gözlü, kahverengi saçlı sıradan bir kız! Yine de Simon (evet dünyalar yakışıklısı 😕) ona ilk görüşte çarpılıyor.
 Daphne ve Simon'ın ilk karşılaşması bir balonun karanlık köşesinde oluyor. Kıza yardım etmeye çalışırken Daphne'nin pek de yardıma ihtiyacı olmadığını fark ediyor. Oldukça eğlenceli ve ikilimiz  için etkileyici bir karşılamaşma oluyor.

"Arkadaşlar arasında kurallar vardı ve bunların en önemlisi de dostunun kardeşine dokunmamaktı!"


 Bridgertonların bir diğer özelliği ise birbirlerine çok çok benzemeleri. Ve Simon, Daphne'nin bir Bridgerton olduğunu anlamadan hemen önce onu arzulamaya başlamıştı. Eh, en yakın arkadaşınızın kardeşi hakkında böyle şeyler düşünemezsiniz, özellikle de Daphne'nin Anthony'den başka iki abisinin daha olduğunu düşünecek olursak.

" "Siz tamamen delirmişsiniz." Anthony adeta kükrüyordu. "Hanginizin daha aptal olduğunu ise bilemiyorum." "


 Ancak her şeye rağmen Simon sosyetedeki annelerden kaçmak için Daphne'ye bir antlaşma teklif ediyor, sosyetede en aklı başında kız olduğu için. Simon onunla ilgileniyormuş gibi yaparak kadınların ilgisinden kurtulacak, Daphne'de bir dük onunla ilgilendiği için diğer erkekleri de kendine çekecek ve evleneceği adamı seçecek. Böylece küçük bir flört oyununa başlıyorlar ve ister istemez daha fazla iletişime geçerek birbirlerini tanımaya başlıyorlar.

 Seri hakkındaki ilk düşüncem, sekiz kardeş neymiş be kardeşim iken şu anda iyiki sekiz kardeşler ve okuyacak yedi kitabım daha var! Daphne Bridgerton'ın en büyük hayali evlilik olsa bile aklı başında kalmış nadide bir kız, kesinlikle onu sevdim. Simon ise, onunla ilgili sevdiğim ve sevmediğim şeyler var. Ancak genel olarak sevdim sanırım. Ama daha ilk kitapta Colin'e bayıldım ve onun kitabını okumayı heyecanla bekliyorum!  Ayrıca kitap biterken aklımdaki tek soru şuydu: Leydi Whistledown kim? Kitapta Epsilon'dan bekleneceği üzere yazım yanlışları vardı. Ama bu bile keyfimi kaçıramadı.😎 
 Netflix de bu süper eğlenceli ve hayranı bol seriden faydalanmaya karar vererek Bridgertonların dizisini çekmeye karar verdi! Tabiki de ilk kitap Yüreğe Söz Geçmiyor (The Duke and I) ile başlayacaklar ve dizinin 2020'de çıkması bekleniyor. Şu anda Bridgerton yazıp diziyi Netflix'te listenize ekleyebilirsiniz, ancak fragman falan yok tabi daha. Ben Netflix'e güveniyor ve diziyi de sabırsızlıkla bekliyorum.😻 (Umarım Epsilon da bu durumdan faydalanabileceğinin farkına varıp kitapların yeniden basımını yapar da serinin son kitabını da alabilirim. Çünkü Biz Evleniyoruz, Nadirkitapta 45 TL ve o kadar para vermeyi düşünmüyorum.)

" "Beni sevebilirsin. Beni sevdiğini söylemiştin ya." Kaşlarını çattı. "Bu sözünü geri almayacaksın, değil mi?" "


Bridgerton Kitap Serisi
1) Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)
3) Son Söz Aşkın (Yorum yazısı için tıklayınız.)
4) Rüyalar Gerçek Olsa (Yorum yazısı için tıklayınız.)
5) Sonsuz Sevgilerimle (Yorum yazısı için tıklayınız.)
6) Sana Muhtacım (Yorum yazısı için tıklayınız.)
7) Öpüşünde Saklı (Yorum yazısı için tıklayınız.)
8) Biz Evleniyoruz (Yorum yazısı için tıklayınız.)


Bridgerton Netflix Serisi

1) Bridgerton & Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) Bridgerton & En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)


 Bir sonraki kitapta görüşmek üzere.❤   



Devamını Oku »