27.07.2019

SİYAH ELBİSENİN İTİRAFLARI ~ ELİZABETH BOYLE

 Aksiyonu ve heyecanı bol bir tarihi aşk kitabıyla karşınızdayım.Zaten Thalia Langley'den de daha farklı bir şey bekleyemezdik, öyle değil mi? 😁 Serimiz:
1)Evcilik Oyunu (Yorum için tıklayınız.)
2)Serserim Benim (Yorum için tıklayınız.)
3)Mektubumu Aldın mı?
4)Siyah Elbisenin itirafları
5)Kırmızı Elbisenin Hatıraları
6)How I Met My Countess
7)Mad About The Duke
8)Lord Langley Is Back In Town
8.5)Mad About The Major
 Thalia Langley, ikizi Felicity'nin otoriter tavrının aksine daha rahat bir yaşamı benimsemiş. Bir erkeğe ihtiyacı olduğunu reddeden Tally, kuzeniyle birlikte oyun yazıyor. Tally, ikizinin inatçı doğasıyla başa çıkmaya çalışsa bile çoğu zaman onun isteklerine boyun eğmek durumunda kalıyor. Rahip Milo Ryder ile ilgilenmesi için 'emir' aldığında da başka çaresi kalmıyor.

 Kendini bir rahip olarak tanıtan ajan Lord Larken, hapishaneden kaçırılan Dashwell'i bulmak için görevlendirilmiş. Dashwell, Philippa'nın yani canım Pippin'in biricik aşkı olduğu için kızlardan şüpheleniyorlar.

 Tally, Larken'i ilk gördüğünde, bir beş saniye kadar, hayallerindeki gizemli adamı bulduğunu düşünüyor. Onun bir rahip olduğunu anladığında ise dehşete düşüyor diyebiliriz. 😅

 Taşınırken kendi sandığını kaybeden Tally, yanlışlıkla başka birinin sandığını alıyor. Ancak içinde bulduğu muhteşem eşyalardan sonra sandığı geri göndermiyor. Bu eşyalara siyah elbise de dahil.☘ Oldukça hayalperest bir kişiliğe sahip olan Tally, siyah elbisesiyle rahibin sakladığı gizemli kişiliğini ortaya çıkartmak istiyor.

 İstihbarat şefinin görevlendirdiği Lord Larken ise pervasız kişiliği nedeniyle uzaklaştırılmış bir isimdir. Lord Larken babasının adını temizlemek için intihar görevleri olarak adlandırılabilecek imkansız görevleri almaktadır. Ancak bu vaat hiç yerine getirilmemiş ve Lord Larken sürekli aynı şekilde kandırılmış. Tally ile en büyük ortak noktası ise ikisinin de uyumsuz olması.

 Larken ile Tally'nin karşılaşmasıyla heyecanlı bir aşk hikayesi başlıyor. İki uyumsuzun birbirine nasıl uyum sağladığı anlatılıyor. Pippin ve Dashwell'in de arka planda anlatılan bir hikayesi var ve önümüzdeki kitap onların aşk hikayesini anlatıyormuş. (Sonunda! 👧)
Aksiyonu bol romantik bir aşk romanı. Kitapta heyecan hiç bitmiyor ve dili de oldukça eğlenceli. Yani bir insanı kitaba çekmek için gereken bütün ögelere sahip.😉

 Bir sonraki kitapta görüşmek üzere.❤ 

13.07.2019

PALTO ~ NİKOLAY VASİLYEVİÇ GOGOL

 1842 yılında yazılmış bir kitabın 2019 yılındaki gerçekliği yansıtıyor olması yazar için hayranlık verici olsa da toplum için acı bir durum. 1842 yılından bu yana zihniyetin değişmediğini gösteren ve güncelliğini hiç yitirmeyecek bir kitap olabilir Palto.

 " Yaşamındaki bu "aynı"lıklardan olsa gerek, sonra sonra insanlar onun üniforması içinde ve kafasındaki keliyle zaten bu iş için hazır bir şekilde dünyaya geldiğine inanmaya başladı. " 


 Devlet dairelerinden birinde sıradan bir kalem memurudur Akakiy Akakiyeviç. 23 martta bir gece yarısı dünyaya geldiğinde önce takvimdeki isimlere bakmış annesi, beğenmeyince de babasının adını vermiş çocuğuna. O kadar sıradan bir adam Akakiy Akakiyeviç.
 Ama yaptığı işi, yazıları-mektupları temize çekme, mükemmel yapan bir adam. İşine de oldukça bağımlı; bağlı değil, bağımlı. Yatıp kalkıp bir şeyleri temize çekme aşkıyla yanıp tutuşuyor.
 Ancak bu iş aşkı, iş arkadaşlarının ona saygı duymasını sağlayamıyor. Akakiy Akakiyeviç, iş arkadaşları tarafından dalga geçilen, bir nevi onların zorbalıklarına katlanmak zorunda kalan zavallı bir adam. En çok da eskimiş incecik kalmış olan paltosunu dillerine doluyorlar. Sabahlık, diyorlar ona. Oysa yeni bir palto yaptırmak çok pahalı. Yine de buna mecbur kalan Akakiy Akakiyeviç aylarca tasarruf yaptıktan sonra yeni bir palto edinebiliyor. Ancak bu paltoyu yaptırmaya karar verdiği andan itibaren zihni sürekli paltoyla meşgul olmaya başlıyor.
 Ve yeni paltosu yapıldığında dış dünyaya kapattığı kapılarını, iş arkadaşlarının baskısıyla, açıyor. Bu andan itibaren başına ne geldiyse tecrübesizliğinden, diğer insanlarla iletişimsizliğinden kaynaklanıyor. Bir noktadan sonra basit bir palto aracılığıyla halkın polise güveninin olmadığını anlatıyor Gogol. Devletin halkla arasındaki sıkıntıyı güzelce betimliyor.
 Kısacık ama düşünce yükü olarak ağır bir eser. Dönemin sosyolojisinin oldukça güzel anlatıldığını, devlet dairelerinin birinde lafı ile bile, düşünüyorum. Birden fazla probleme değiniyor yazar ve okuyucusunun bir şeyleri fark etmesini istiyor. Öylesine yazılmış bir metin değil Palto, bir şeyler yanlış gidiyor demek için yazılmış.

 Bir sonraki kitapta görüşmek üzere.❤