Bridgerton etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bridgerton etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17.05.2024

KİTAP KOKUSU vs. EKRAN PARLAKLIĞI: Bridgerton & En Çok Beni Sev

Kitaptaki Anthony'yi çok sevmesem de olayları o kadar çok seviyordum ki dizinin ikinci sezonunu izlemeye çok hevesliydim. Bir noktadan sonra diziyi kapatıp devam etmemeyi düşündüğümü söylemek hayal kırıklığımın ne kadar büyük olduğunu anlatır diye düşünüyorum. Bridgerton ikinci sezon tam bir rezillikti. Yazarın bu saygısızlığı nasıl kabullendiğini inanın anlamıyorum. Neyse başlayayım da diziyi izlemeyen ya da kitabı okumayan arkadaşlar da ne demek istediğimi anlasın.

1) Tanışma Sahnesi: Anthony ve Kate dizide at binerken tanışıyor çünkü Kate o kadar asi ki sabahları kendi başına at binmeye gidiyor 😒. Oysa kitapta Kate ve Anthony bir baloda tanışmıştı ve Kate Anthony'yi zaten tanır çünkü kız kardeşi için koca bakıyordur ve bir Bridgerton olarak Anthony kağıt üstünde iyi bir adaydır. Ancak Netflix standartlarında sanırım bir çift her zaman romantik bir şekilde tanışmak zorunda. Puanım (-1).

2) Leydi Danburry'nin Evsahibeliği: Sharma ailesi dizide Leydi Danburry'nin yanında kalıyor, kitapta ise böyle bir şey yok. Sadece Leydi Danburry daha çok dahil edilmek için yapılmış bir hareket. Olabilir.

3) Theo Sharpe: Eloise kitapta zamanına göre feminist sayılabilecek bir karakter diyebiliriz belki çok zorlarsak ama Theo Sharpe diye bir karakter hiç yok. Yine bir yan hikayenin abartılması. Sevip sevmediğimden emin olamadığım bir yan hikaye.

4) Yeni Lord Fetherington: Featherington ailesine daha çok rol verilmesi için yapılmış bir şey. Bu tip hikayeleri yani kitapta sessiz kalmış kısımları konuşturmalarını daha çok seviyorum o yüzden olabilir.

5) At Hediyesi: Anthony karakteri kitapta da Edwina'yı etkilemeye çalışıyor ama at hediye etmiyor. Özellikle de Kate'in atlara ilgisi gösterildikten sonra Edwina'ya hediye ettirilmesi... Saçma yani (-1)

 6) Penelope & Madam Delacroix İlişkisi: Kitapta bu ikili birlikte çalışmıyor çünkü Penelope kendi işlerini tek başına halledebilecek kadar zeki. Dizide neden Penelope şaşkın ördek gibi gösteriliyor bilmiyorum ama zaten diziye Lady Whistledown'ı açık ettiği için kızgınım  o yüzden puanım (-1).


7) Colin & Marina:
Kitaba göre Colin kızı bir daha hiç ziyarete gitmiyor ve dizide de neden gidiyor zaten anlamlandırabilmiş değilim. Ayrıca bu ziyaret sırasında Marina da depresif değil, küstah ki kendisinden bir kere daha tiksiniyorum (-1).

8) Av sahnesi: Anladık, anladık Kate kural tanımaz ve dik kafalı, evet. Ama sıktınız. Kitapta Kate klas bir karakterdi bence, dizide o klaslıktan eser yok. Aşırı abartılmış bir karakterden başka bir şey değil. Puanım (-1).

9) Arı Sokması: Dizide kaybolmasına çok çok çok üzüldüğüm sahne işte bu. Kate arı tarafından sokuluyor ve sonrasında Anthony kızın zehirlendiğine inanıp (çünkü babası arı sokması yüzünden ölmüştü ki babasının ölüm sahnesi de değiştirilmiş) kızdan zehri çıkarmaya çalışırken ikilinin basılması ve evlenmek zorunda kalması gerekiyordu. Bu sahne benim en sevdiğim sahneydi çünkü ikisi de duygularından ve dolasıyla birbirinden kaçarken artık birlikte olmak zorundalardı. Bu sahne çıkarılmış. Kitabın konusunu oluşturan bu sahne çıkarılmış arkadaşlar. Çok büyük bir hayal kırılklığıydı benim için. Sonrasında yaşananlar da zaten bir fiyasko... Dizi yapımcıları demiş ki illa bir çift mi basılsın istiyorsunuz? Alın size Prudence ve Jack... Puanım (-10).

10) Edwina & Anthony: Kitapta Edwina, Anthony'ye karşı hiçbir şey hissetmiyor. Hiçbir şey. Onun için hiçbir zaman üzülmüyor ve kız kardeşine bir metres muamelesi yapmıyor çünkü Edwina ve Anthony hiçbir zaman nişanlanmıyor! Durumun böyle çirkin bir şekilde değiştirilmesi diziyi neredeyse bırakmama neden oldu ama daha ne kadar rezil edecekler diye izlemeye devam ettim. Edwina ve Anthony'nin ilişki değişimine puanım (-10). Rezalet.

 Dizide değiştirilen daha pek çok nokta var. Yani kitabın plot twist'i değiştirilmiş diğerlerini neden değiştirmesinler ki? Çok kötü bir deneyimdi benim için. İkinci sezonu asla bir Bridgerton kitabının uyarlaması olarak değil sadece isimleri aynı olan karakterler için çekilmiş bir dizi olarak izleyin. Gerçekten çok mutluyum önce kitapları okuduğum için. İkinci sezon tam bir hayal kırıklığı ve rezalet. Yazar nasıl bu değişimlere izin vermiş aklım almıyor. Bir kitabın bu kadar rezil edilebileceğini düşünmemiştim. Puanım (-25) olmuş bakalım daha düşüğü gelecek mi? Kitabın her bir sayfasını parça parça, özenle ve emin adımlarla mahvetmişler. Bakalım üçüncü Colin ve Penelope'nin hikayesini nasıl mahvedecekler?


Bridgerton Kitap Serisi
1) Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)
3) Son Söz Aşkın (Yorum yazısı için tıklayınız.)
4) Rüyalar Gerçek Olsa (Yorum yazısı için tıklayınız.)
5) Sonsuz Sevgilerimle (Yorum yazısı için tıklayınız.)
6) Sana Muhtacım (Yorum yazısı için tıklayınız.)
7) Öpüşünde Saklı (Yorum yazısı için tıklayınız.)
8) Biz Evleniyoruz (Yorum yazısı için tıklayınız.)


Bridgerton Netflix Serisi

1) Bridgerton & Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) Bridgerton & En Çok Beni Sev


 Görüşmek üzere.❤  

Devamını Oku »

16.04.2024

KİTAP KOKUSU vs. EKRAN PARLAKLIĞI: Bridgerton & Yüreğe Söz Geçmiyor

 8 kitabın 8'ini de bitirmeden başlamayı reddettiğim Netflix tarafından çekilen ve 2020 yılında büyük sükse yapan Bridgerton dizisinin 1. sezonundan bahsedeceğim bugün. Bildiğiniz gibi kitap uyarlamaları artık çok öne çıkmaya başladı ve bir de baktık ki bizim tam 20 yıllık Bridgertonlar dizi oluyor. Bridgerton serisinin seçilmesinin en büyük etkenlerinden birinin Lady Whistlesdown olduğunu düşünüyorum. Lady Whistledown seriye bir Gossip Girl (kitap yorumlarım için tık tık) havası veriyor. Eğer bir dizi yorumcusu olsaydım Gossip Girl vs. Bridgerton konulu bir yazı yazardım ama neyseki değilim😋. O zaman işte dizi & kitap farklılıklarımız:


1) Color-blind Show yani Renk Körü Dizi:
Bridgerton dizisi ırkçılığa karşı olduklarını ırkçılığın revaçta olduğu 19. yüzyılda siyahi bir kraliçe, bir dük ve daha bir sürü soylu karakter ile gösteriyor. Onların dünyasında ırkçılık yok. Bu hareketleri birçok kesim tarafından da alkış aldı açıkçası. Kitapta ise hiçbir karakter siyahi değil ama kitabın yazarı da bu hareketi desteklediğini kendi sosyal medya hesaplerından gösterdi. 


2) Sosyeteye Takdim:
Genç kızların sosyeteye takdim edildikten sonra kendilerine saygın bir eş bulmaları beklendiğini biliyoruz. Dizi ile kitap arasında ise şöyle bir fark var: Dizide Daphne Bridgerton sosyeteye ilk defa takdim ediliyor. Oysa kitapta Daphne sosyeteye takdim edileli 4 yıl olmuş ki bu zaten Simon böyle bir oyuna girişmesinin en büyük nedeni. Diziye (-1) puan.

3) Sezonun Elması: Daphne Bridgerton dizide kraliçeye takdim edilir edilmez kraliçenin gözdesi olarak sezonun elması haline geliyor. Ancak kitapta böyle bir şey yok. Daphne Bridgerton hiçbir zaman sezonun elması olmadı. Kendisinin gayet sıradan bir güzelliği ama yüklü bir çeyizi vardı ve bu benim bu kitabı sevmemin nedenlerinden biriydi. Çünkü bütün tarihi aşk kitaplarında başkarakterler HER ZAMAN en güzel-en yakışıklı olur sanki diğerlerinin sevmeye/sevilmeye, gerçek aşkı tatmaya hakkı yokmuş gibi. Diziye (-1) puan. 
Not: Ben dizideki kızları çok beğendim ama erkekler maalesef benden geçerli bir not alamadı. Tarihi dizilerdeki Henry Cavill etkisi?😅😅

4) Marina Thompson: Bir kitapta Colin'in eski aşkından bahsediliyor ama ilk kitapta böyle bir karakter yok. Kitapta böyle bir karakter olmadığı için de Marina'ya tuzak kuran falan da yok. Bu arada Colin'in eski aşkı sezonun gerçek elmasıydı💎. Yani entrika için karakter harcamaları diziye (-1) puan daha kazandırıyor ama aynı zamanda Colin'in hikayesini canlandırdıkları için de puan kazanıyorlar. Kitapta bir Marina Thompson var ama o da Lord Featherington'ın kuzeni değil. Bridgertonların uzaktan kuzeni ki onun da adı geçecek sadece serinin başka bir kitabında. Ve kitaptaki olaylara göre dizide Marina'nın eşi olan bey geri dönecek ki ben çok saçma buluyorum bu her karakteri bir şekilde birbirine bağlama işini. Neyse...


5) Anthony'nin Daphne'yi Nigel'i kabul etmeye zorlaması:
Kitaptaki Anthony'yi de sevmemiştim ama dizidekinden nefret ettim. Gerçekten hiçbir şekilde sevmedim. Kitaptaki Anthony kız kardeşini dizideki gibi bir şeylere zorlamazdı, özellikle de evlilik söz konusu olduğunda. Ayrıca Nigel olayı kitapta bukadar da büyümemişti. Yani diziye puanım (-1). Yazar bunu nasıl kabul etmiş?


6) Siena & Anthony:
Bu ilişki gereksiz yere abartılmış. Anthony deli divane aşık gibi gösterilmiş. Oysa Anthony aşık olabileceği bir kadın gördüğünde arkasına bile bakmadan kaçan bir adam. Yani diziye yine puanım (-1).

7) Simon ve dövüşçü arkadaşı: Dizi için uydurulmuş. Neden ihtiyaç duydular bilmiyorum.

8) Evli Kadınlar Suaresi: Böyle bir şey de yok ve çok saçma buldum o yüzden diziye (-1) daha ekledim.


9) Büyük Kavga:
Kitapta Daphne ve Simon evlendikten sonra kavga edip ayrı düşüyor. Oysa dizide böyle bir şey yok. Ben kitapta gerçekleşen ayrı düşmenin onları olgunlaştırdığını, ilişkilerini değerini anlamalarını sağladığını düşünüyorum o yüzden diziye (-1) puan.


10) Lady Whistledown:
Penelope'nin böyle bir anda açığa çıkışı benim için çok büyük bir hayal kırılığı oldu. Gerçekten diğer şeylere göz yumabilirdim belki (Anthony hariç) ama bu bence dizinin kendisini de baltalaması. Penelope'yi kitapları okumayan seyirci de bulmaya çalışıp tatlı bir heyecan katabilirlerdi ve kitaptaki şekliyle açığa çıkabilirdi o yüzden diziye puanım (-3).
Not: Penelope'yi oynayan oyuncuya bayıldım!💖

Daha pek çok farklılık var mesela Daphne'nin annesine itirafı, Daphne & Simon el ele tutuştukları tablo sahnesi, Simon'ın kaçışı-veda, Simon ile yakalanması, kraliçe (kitapta kraliçenin hiçbir etkisi yok), özel izinle evlilik gibi. Her karakterin yaşları günümüz standartlarına daha uygun olsun diye değiştiriliyor oysa 19. yüzyılda neler döndüğünü herkes biliyor. Yaz yaz bitmiyor ama ben yazımı diziye (-9) puan vererek bitireceğim. Dizi izlenir mi? İzlenir ama bazı şeyler beni çok hayal kırıklığına uğrattı ve iyi ki seriyi bitirmeden okumaya başlamamışım dedim. Kitaplar kesinlikle diziden çok daha güzeldi. Yine de çok abartılı bulmadım bu değişiklikleri; özellikle de ikinci sezonu izledikten sonra.


Bridgerton Kitap Serisi
1) Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)
3) Son Söz Aşkın (Yorum yazısı için tıklayınız.)
4) Rüyalar Gerçek Olsa (Yorum yazısı için tıklayınız.)
5) Sonsuz Sevgilerimle (Yorum yazısı için tıklayınız.)
6) Sana Muhtacım (Yorum yazısı için tıklayınız.)
7) Öpüşünde Saklı (Yorum yazısı için tıklayınız.)
8) Biz Evleniyoruz (Yorum yazısı için tıklayınız.)


Bridgerton Netflix Serisi

1) Bridgerton & Yüreğe Söz Geçmiyor
2) Bridgerton & En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)


 Görüşmek üzere.❤  

Devamını Oku »

15.08.2022

SANA MUHTACIM ~ JULIA QUINN

"Onun hayatı dikkatlice işlenmiş bir yok oluştan ibaretti."

   Kitap Fiyatı: ₺ 11 [ 12/09/2019 ]  - NadirKitap   

 Bridgertonların en görmezden gelinen, (yazar tarafından) varlığı yok sayılan üyesi Francesca Bridgerton ile karşınızdayım! Francesca'nın varlığı öyle yok sayılıyor ki kitabın başında evli olduğunu öğrendiğimde şok oldum. Yani kardeşlerini anlatırken cümle arasında Francesca'nın düğünü, eşi bir şeyinden de mi bahsedemezdiniz sevgili Quinn? 

"Bir bıçak içini oyuyor gibiydi."

 1820 yılının mart ayında başlıyor kitap. Francesca, Kilmartin Kontu John ile evlenmesine 36 saat kala John'un kardeşten öte gördüğü kuzeni Michael ile tanışıyor ve Michael görür görmez kızımıza aşık oluyor. Sonrasında John ani bir şekilde ölüyor, bu sırada hamile olan Francesca düşük yapıyor ve en yakın arkadaşı olarak gördüğü Michael'dan destek almak istiyor. Ancak Michael zaten aristokratik olarak John'un yerini çaldığını hissederken bir de Francesca'yı ondan çalamayacağını düşünerek Hindistan'daki işlerinin başına (İngiliz sömürgesi yani Kilmartinler aktif bir sömürgeci) geçmek için gidiyor. Bu arada Bridgertonların Francesca'ya destek olduğu belirtilip geçiştirilmiş.

"Neşeli hovarda olmasaydı, bir başkasının karısına aşık acınası bir budala olmak dışında bir alternatifi yoktu."

 1824 yılında Francesca anne olmak istediği için yeniden evlenmeye karar veriyor ve dolayısıyla koca bulma oyununa geri dönüyor. Bu sırada (tesadüf de budur ya!) Michael da Hindistan'dan dönüyor ve Kilmartinlerin Mayfair'deki evine aynı gün varıyorlar. (Kader ve ağları sanırım...) Neyse kitabın bu kısımları eğlenceliydi. Michael artık sıradan bir Stirling değil de kont olduğu için evlenmesi için baskılar artıyor ve Francesca ona çöpçatanlık yapmayı teklif ediyor. (Michael bu arada Violet'e (evet, anne Bridgerton'a) şakasına da olsa kur yapıyor ki bence bu yazarın hayal ettiği gibi komik değil, çirkindi.) Michael konumu, yakışıklılığı ve kibar tavırlarıyla sezonun gözde erkeği olurken Francesca da güzelliği ve hem abisi hem de Michael'ın çeyizine katkısı nedeniyle sezonun gözde kızı oluyor. Yani bütün sosyete bu ikisinin peşinde koşuyor... Michael, Francesca'ya olan aşkından ölse bitse de John'a saygısından kıza yaklaşmıyor, tabi kitabın doğası itibariyle bir yere kadar...

"Onun aşkı olmadan yaşayabilirdi ama o mutsuzken asla."

 Kitap boyunca ara ara "ama John..." diyerek karakterler kendilerini geri çekiyordu. Sonra bir anda Michael'a bir aydınlanma geliyor (bunu yazar mistik bir şekilde yansıtmaya çalışıyor ki beni tatmin etmedi, saçma buldum) ve John'un Francesca'nın da kendisinin de mutlu olmasını isteyeceğini hatta ve hatta John'un bizzat kendisinin Michael'ı Francesca'nın kocası olarak seçeceğine karar veriyor. Şimdi burada şöyle bir sorun var: John ve Michael kardeş gibi büyümüş. Kimse kusura bakmasın da hiçkimse kendileri öldükten sonra kardeşlerinin geride kalan eşleriyle evlenmesini istemez. Bu yüzden de yazarın John ve Michael'ı bu kadar yakın bir ilişki içine sokması beni çok rahatsız etti. Bence Michael, John'un arada bir gördüğü kuzeni olsaydı daha iyi bir hikaye örgüsü ortaya çıkabilirdi. Yani en azından ölü bir adamın hisleri hakkında kimse kendini karar almak zorunda hissedip saçmalamazdı. Bir diğer sorun da şu: Michael'ın, Francesca'nın John'un eski karısı olmasını sindirmesi uzun zaman alıyor (senelerden bahsediyorum) ama Francesca'nın ilişkilerini içine sindirmesi için zaman istemesine sinirleniyor. Bence burada kıza baya bir haksızlık yapıyor.

"Teşekkür ederim Michael, Francesca'yı ilk olarak oğlumun sevmesine izin verdiğin için."

 Az önce kitaptaki en rahatsız edici cümleyi okumuş bulunmaktasınız. Bu cümleyi zavallı John'un annesi kuruyor. Yani kitapta bildiğiniz Michael ile Francesca'nın aşkını yüceltmek için John harcanmış. İzin vermek derken? Kıza bir kukla muamelesi yapılması sinir bozucuydu. Ayrıca gerçek yazık yani John'a. John, Michael ile kıyaslandığında sevilmeyecek/seçilmeyecek bir insan mıydı? Ya da sevilmeyi Michael'dan daha mı az hak ediyordu.

Bu arada... Penelope ve Eloise bu kitapta henüz evlenmemiş. Francesca kitabın en sonunda ikisinin de evlendiğine dair bir mektup alıyor. Hani Bridgertonlar birbirine çok bağlı bir aileydi? Sanırım bu bağlılıkları Francesca'yı kapsamıyor... Yazar sanırım bunu Francesca'nın bağımsızlık arzusuyla falan açıklamaya çalışmış ama yemezler. Bağımsız olmak ile aileden kopuk olmak aynı şey değil. Serinin kalan kitaplarında Francesca'dan bahsedilip edilmeyeceğine özellikle dikkat edeceğim. Kısacası sanırım serinin en sevmediğim kitabı bu oldu.

Bridgerton Kitap Serisi
1) Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)
3) Son Söz Aşkın (Yorum yazısı için tıklayınız.)
4) Rüyalar Gerçek Olsa (Yorum yazısı için tıklayınız.)
5) Sonsuz Sevgilerimle (Yorum yazısı için tıklayınız.)
6) Sana Muhtacım (Yorum yazısı için tıklayınız.)
7) Öpüşünde Saklı (Yorum yazısı için tıklayınız.)
8) Biz Evleniyoruz (Yorum yazısı için tıklayınız.)
9) The Bridgertons: Happily After All
10) The Further Observations of Lady Whistledown
11) Lady Whistledown Strikes Back

Bridgerton Netflix Serisi

1) Bridgerton & Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) Bridgerton & En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)


 Bir sonraki kitapta görüşmek üzere.❤ 

Devamını Oku »

21.11.2021

SONSUZ SEVGİLERİMLE ~ JULIA QUINN

 " Londra'nın orta yerinde, kalabalık ve sevgi dolu ailesinin içinde yapayalnızdı. "

 28 yaşındaki Eloise Bridgerton o güne kadar aldığı 6 evlilik teklifini de mükemmel olmadıkları gerekçesi ile reddetmiştir. O da tıpkı kardeşleri gibi aşk evliliği yapmak istiyordur ve aşkı bulamadığı için de daha azına razı gelmek istemiyordur. Ta ki tıpkı kendisi gibi evde kalmış olan ve bir tane bile evlilik teklifi almayan en yakın arkadaşı Penelope, Colin ile evlenene kadar. Bu evlilik Eloise'in terk edilmiş hissetmesine neden oluyor. Hiçkimsenin önceliği olmadığını fark ediyor. Bu yüzden de ani bir kararla bir senedir herkesten gizleyerek mektuplaştığı ve Penelope evlenene kadar değerlendirmediği Sör Phillip Crane'in davetini ev sahibine bile haber vermeden kabul ediyor ve Daphne'nin balosunda ortadan kaybolup Romney Malikanesi'ne doğru yola koyuluyor.

"Mutsuz bir hayata göz yumacak yapıda bir insan olmadığından, yapması gereken tek şey, hayatın öyle gitmesine izin vermemek olacaktı."

 Sör Phillip Crane 30 yaşında, bir sene önce karısının vefatıyla dul kalmış, iki muhteşem çocuğun babası ve bir baronettir. Phillip aslında akademik kariyer yapmak isteyen bir botanikçiymiş  ancak abisi George Waterloo'da öldüğünde ünvanı ona kalınca abisinin nişanlısı Marina ile de evlenmenin doğru olacağını düşünmüş Phillip. (İnanın neden anlamadım.) Böylece Romney Malikanesi'ne yerleşmiş ve ikiz çocukları Oliver ve Amanda dünyaya gelmiş. Marina ölünce mektup yazmak için hiçbir fırsatı kaçırmayan Eloise Phillip'e baş sağlığı için mektup yazmış ve Phillip de çocuklarına iyi bir anne ve eş arayışında olduğu için bu mektuplaşmayı sürdürmüş.

" Violet olgun bir ifade ile bakarak, "Benim çocuklarım beni asla hayal kırıklığına uğratmaz," dedi sakince. "Sadece... Şaşırtırlar. Bu şekilde düşünmeyi daha uygun buluyorum. "

 Bir yıl boyunca mektuplaşmış olmalarına rağmen Sör Phillip, Eloise'e ikizlerden hiç bahsetmemiş. Zaten aslında ikizlerden uzak durmak için çaba gösteriyor babaları. Çocuklarının onu sinirlendirmesinden deli gibi korkuyor, üstelik söz konusu Amanda ve Oliver olunca onun haksız olduğunu da söyleyemeyiz. Ancak çocuklarını ihmal eden bir baba olduğunu kesinlikle söyleyebiliriz. Eloise'in gelmesiyle dengeler değişiyor. 

"Mutlu olmasına ihtiyacı vardı, çünkü mutsuz olduğu düşüncesi kalbine saplanan bir bıçak gibiydi."

 Eloise'in de Phillip'in amacı hayatlarındaki bir boşluğu doldurmaktı en başta. Phillip'in çocukları için iyi bir anne araması ne kadar güzel olsa da sanki daha çok işi bırakamayacak bir dadı arıyormuş gibi davranması biraz sinirimi bozdu. Eloise'in de 28 yaşında olup ceza olarak çocukların yatağına balık bırakmasını (muhtelemen yazarın düşündüğü gibi komik değil) saçma buldum. Ayrıca Eloise en yakın arkadaşının Leydi Whistledown olmasına nasıl tepki verdi, onu da öğrenemedik. Yani Sonsuz Sevgilerimle kesinlikle en sevdiğim Bridgerton kitabı değil ama en kötüsü de değil.

Bridgerton Kitap Serisi
1) Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)
3) Son Söz Aşkın (Yorum yazısı için tıklayınız.)
4) Rüyalar Gerçek Olsa (Yorum yazısı için tıklayınız.)
5) Sonsuz Sevgilerimle (Yorum yazısı için tıklayınız.)
6) Sana Muhtacım (Yorum yazısı için tıklayınız.)
7) Öpüşünde Saklı (Yorum yazısı için tıklayınız)
8) Biz Evleniyoruz (Yorum yazısı için tıklayınız.)
9) The Bridgertons: Happily After All
10) The Further Observations of Lady Whistledown
11) Lady Whistledown Strikes Back

Bridgerton Netflix Serisi

1) Bridgerton & Yüreğe Söz Geçmiyor (Yorum yazısı için tıklayınız.)
2) Bridgerton & En Çok Beni Sev (Yorum yazısı için tıklayınız.)


 Bir sonraki kitapta görüşmek üzere.❤ 

Devamını Oku »