27.03.2019

ZAR ADAM ~ LUKE RHINEHART

 Şansa inanır mısınız? Peki onu bir Tanrı olarak kabul edebilir misiniz? Zarlar çoktan atıldı, seçenekler neler? 🎲


" Bütün güç zarlardaydı. Bu da bana yeterdi ama zarlar neye karar verecekti acaba? Her şeye karar verebilirlerdi.
Her şeye mi?
Her şeye. "

 Luke Rhinehart bir pskiyatr ve bir Zar Adam. İlk Zar Adam. Ve bu kitap da otobiyografisi. Ayrıca Zar Adam kitabı kendisiyle aynı adı taşıyan serinin de ilk kitabı. Seriyi şöyle bırakıyorum:
1) Zar Adam
2) Zar Adam'ın Peşinde
3) Piç Fantazi
4) Est
(Bu kitapların dışında Zar Kitabı başlıklı bir kitabı daha olduğunu da belirteyim.)
 Luke Rhinehart aslında George Cockcroft'un takma adı. Kitaplarını bu isim altında yazıyor. Ve Zar Adam kitabında kendi hayatının gerçeklerini anlattığını söylüyor.
 Peki ne bu Zar Adam'ın olayı? Hayatındaki her şeye zar atarak karar veren kişi Zar Adam'dır. Nasıl yani? Şöyle ki 1'den 6'ya kadar seçenekler verilir ya da daha basit olarak çift-tek gelme olasılığına seçenekler verilir. Örneğin çift gelirse bugün mutlu bir insan olacağım, tek gelirse bütün gün kedisi yeni ölmüş biri olacağım gibi. Zarlar atılır ve sonuca göre o gün kim olacağın belirlenir.
 Peki nedir bunun amacı?


" Azınlık dürtüleri kişiliğin zencileridir. Kişiliğin kuruluşundan beri özgürlüğün tadına varamadılar onlar, hep görünmez adam olarak kaldılar. "

 Doktor Rhinehart, herkesin farklı farklı istekleri olduğunu ancak bunların kişiliğin baskın yönü tarafından baskılandığını düşünüyor. (Ve bu konuda tamamen de haklı olduğunu düşünüyorum.) Bu baskının ortadan kalkmasıyla modern insanın mutsuzluğununda ortadan kalkacağına inanıyor. Çünkü ona göre tek yönünü kullanabilen insanlar, farklılıklarla dolu olan modern zamana uyum sağlayamıyor ve bunun sonucunda da doğal olarak mutsuz oluyor. Bunun içinde insanların içindeki en küçük dürtülere bile ortaya çıkmaları için şans verilmesi gerektiğini düşünüyor. Yani temelde amacı kişilik denen şeyi parçalayarak insanları tahmin edilemez bireyler haline getirmek.

" Canım çok sıkıldığı zaman beni tutan bağlardan kurtulup rüzgarın önünde uçmak istiyordum ama bağlar daha çok sıkılıyor, göğsümdeki çapa içime daha çok gömülüyordu. Kendi ağırlığım kaçınılmaz ve ebedi idi. "

 Luke Rhinehart, aslında sadece canı sıkılmış bir adamdı. Onu motive edecek bir güçlük, bir arzu, yaşama motivasyonu yoktu. Ancak bulduğu bu zar fikriyle hayatını karmakarışık ederek, onu sürprizlerle dolu hale getirdi. Çünkü zar hayatına girdikten sonra hiçbir kararını deneyimlerine ya da mantıklı nedenlere dayanarak vermiyor, her şeye zarların karar vermesine izin veriyordu. Böylece üzerindeki sorumluluklardan kaçmanın da bir yolunu bulmuştu aslında. Buna ben değil, zarlar karar verdi, diyerek suçu hemen zarların üstüne atabiliyordu. Sonuç olarak suçluluk duygusu artık Rhinehart'a yabancılaşıyordu.

" Zincirleri kırmak, alışkanlıklardan kurtulmak için neler yapmıyoruz ki? Ama eski benliklerimizi de kendimizle beraber sürükleriz ve onlar da bizi tüm deneyimlerimizde katı çerçeveleri içinde tutmak isterler. "

 Aslında kullandığı zar bazı şeyleri hem sembolleştiriyor hemde somutlaştırıyordu. Seçenekleri yüklediği rakamlar onun arzularını sembolleştirirken, zar atıldığında karşısına çıkan rahat o isteğini somutlaştırmasını sağlıyordu. Ve Luke Rhinehart, gerçekten de zar ne derse onu yapıyordu.
 Zar Adam'ın Göbeklitepe'den bağımsız olmadığını düşünüyorum. İnsanlar her şeyden önce bir tapınak kurup kendilerinden yüce ve kutsal bir varlığa inanma ihtiyacı duyduğu için var Göbeklitepe. Zarlar da Luke için Göbeklitepe'yle aynı şey haline geliyor. Luke da kendisinden yüce ve bilgili bir şeye inanma ihtiyacı içinde çırpınan bir adam bana kalırsa. Çünkü bir hiçliğin ortasında kalakalmış bir adam aslında o.
 Yeni bir din geliştiriyor Luke Rhinehart. Ancak bunu çok kendine özgü bir yöntemle yapıyor. Öyle ki insanlar onun şizofreni olmasından şüphelenmeye başlıyorlar.
 Bir ara meslektaşı Doktor Jake Ecstein'a terapiye gidiyor. Jake, bu terapilerde Luke'un babasıyla sorunları olduğu için böyle davrandığını düşündüğünü söylüyor. Ve ben açıkçası bu düşüncenin yabana atılmaması gerektiğini düşünüyorum, ama kitabın yazarı Luke olduğu ve bu konuyu deşmek istemediği için kitapta da önemsenmeden geçilmiş.
 Kitap 464 sayfadan oluşuyor ve oldukça dolu olduğu için 464 sayfa okuduğunuzun farkına varmakta hiç zorlanmıyorsunuz.😅 Oldukça dolu dolu ve sürükleyici bir anlatımı var. Ve aslında zeki ve canı sıkılmış bir adamın hayatını nasıl sıradışı hale getirdiğini okuyorsunuz. Okurken bir Zar Adam olmak için insanın aklını çeldirmiyor değil de.😁 Yani kışkırtıcı ve eğlenceli de bir kitap. Yazarın zekasını takdir etmemek mümkün değil. Son olarak yazarın kitabı için kendi söylediklerini de şuraya bırakıyorum:

" Ve sen bunları okuyan Okur, iyi dostum ve çılgın okurum, sen de aslında bir Zar Adamsın. Bu kitabı buraya kadar okuduğun için, burada portresini çizdiğim kişiliği, yani Zar Adamı ruhunda taşımaya mahkumsun aslında. Sen çoklu bir kişiliksin ve onlardan biri de benim işte. Ben senin içinde bir pire yarattım ve o seni ölene kadar kaşındıracak. Ah, Okuyucu, aslında benim doğuşuma asla izin vermemeliydin. "


 Bir sonraki kitapta görüşmek üzere.🎲 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder