20.01.2018

BİR ÇÖKÜŞÜN ÖYKÜSÜ ~ STEFAN ZWEİG

    Kitap Fiyatı: ₺  3,70 [ 03/12/2017 ]  - Kitapyurdu     

Kitabın baş karakteri Madame de Prie, gerçek bir kişilik. Gerçektende XV. Louis döneminde yaşamış, Bourbon Dükü'nün sevgilisi olmuştur. Zweig, Bir Çöküşün Öyküsü'nde gerçek bir karakterin hayatını baz almıştır.

 Sarayda etkili bir isim olan aristokrat bir kadındır Madame de Prie. Kral naibi olan sevgilisi Bourbon Dükü yerine ülkeyi yönetmiştir. Bu nedenle de güçlü ve iktidarda olmaya alışkındır. Güçsüzlük ve insanların onu unutması hayatının en kötü kabusudur. Ancak bunun farkında bile değildir. Ta ki kral onu Normandiya'ya sürene kadar. Sürgüne de gizlice giderek sarayda büyük olay yaratmak istiyor. Böylece arkadaşlarının geri dönmesi için kralı ikna etmesini istiyor.
 Zweig, taşraya sürülen Madame de Prie'nin yalnızlığı deneyimlemesini, onunla mücadele etmesini anlatıyor kitabında. İlk gün saray curcunasından farkında bile olmadığı doğanın farkına varıyor aristokrat kadın. Ancak doğanın güzelliklerinden aldığı zevk sadece bir gün sürüyor. Ertesi gün sarayı özlüyor. Yalnızlığına katlanamıyor. İnsanları kandırmayı seven Madame de Prie etrafında kandıracak kimseyi bulamayınca mutluluk oyununa da devam etmesine gerek kalmıyor. Sarayda insanları kandırmaya alışkın olan kadın kendini kandırdığını hiçbir zaman fark etmiyor. Çünkü odak noktasında olmak onun için en önemli şey. Odak noktası olduğu sürece hiçbir şeyin önemi yok. Zaten aslında Versailles'da da kimseyi umursamıyor.
 Sürüldüğü bu taşrada ise odak noktasına yerleşebileceği bir ortam yok. Ancak kadın kendini yeniden güçlü hissedebilmek için harekete geçiyor. Yalnızlık ona oldukça ağır geliyor. Sürgünün kalıcı olduğunu anlayınca da gururu bir kenara bırakıp harekete geçiyor. 
 Daha önce hiç yalnız kalmamış aristokrat bir kadın Madame de Prie. Gücü elde etmek, güçlü olmak onun hayattaki en büyük arzusu. Ancak yalnız kaldığında o kadar güçsüz ki buna katlanamıyor. Madame de Prie'nin çöküşü yalnızlığı oluyor. Sarayda unutulduğunu bilmek ise onu yıkıma götüren şey oluyor. 
 İnsan kendini sevmezse yalnızlığından hoşlanmaz diye düşünürüm ben. Bu nedenle de bana kalırsa Madame de Prie kendini sevmiyordu. O, sarayda insanlar onu sevdiği sürece kendinden hoşnuttu. Yani bir nevi kendini kandırıyordu. Yalnızlığı onun gerçeklerle yüzleşmesine neden oldu ve çöküşünü getirdi.
 En iyi Zweig kitabı olmasa bile iyi bir kitaptı. Psikolojik ve bu sefer özellikle sosyolojik tahliller oldukça iyiydi. Fransız saray ahalisini anlatan gerçeğe dayalı bir hikayeydi. Toplum yapısı oldukça iyi yansıtılmıştı. 

 Bir sonraki kitapta görüşmek üzere.❤ 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder